Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2014/13535 E. 2015/23227 K. 09.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/13535
KARAR NO : 2015/23227
KARAR TARİHİ : 09.03.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

İddianame içeriğine göre, sanık hakkında , mağdur …’in kimlik bilgilerini kullanarak sahte … abonelik sözleşmesi düzenleme fiilinden kamu davası açıldığı kabul edilerek yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK.nun 43. maddesindeki tanıma göre; zincirleme suçtan bahsedilebilmesi için bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi gerektiği, bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekillerinin, aynı suç sayılacağı, olayımızda ise sanığın mağdur …’e ait bilgilerle kendi fotoğrafını kullanarak, kimlik, pasaport ve kredi kartı çıkardığı, bu fiillerden dolayı …Cumhuriyet Başsavcılığının 18.03.2009 tarihli iddianamesi ile …. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, sonrasında yine mağdur adına çıkarttığı sahte kimlik belgesiyle sahte … abonelik sözleşmesi düzenlettiği ve sanığın bu eyleminin hükümden sonra 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan aynı Kanunun 56. maddesinin 2 ve 5. fıkrası kapsamında kaldığı cihetle, aynı suçtan söz etmenin mümkün olmadığı anlaşıldığından, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükümden sonra 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 2. fıkrasındaki “Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükmü karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56. maddesindeki düzenleme de gözetilip, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.03.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.