Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2014/1451 E. 2014/13768 K. 09.07.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/1451
KARAR NO : 2014/13768
KARAR TARİHİ : 09.07.2014

Tebliğname No : 11 – 2013/18289
MAHKEMESİ : Muş 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 09/07/2009
NUMARASI : 2009/348 (E) ve 2009/514 (K)
SUÇ : Mühür bozma

Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca Dairemize gönderilen 12.11.2013 tarih ve 29415146-2525 sayılı cevabi yazıdan; suça konu mühürleme tutanağını düzenleyen Vangölü Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin, mühürleme ve mühür bozma tarihlerinden sonra 26.07.2013’te özelleştirildiği anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, katılan lehine hüküm tarihinde yürürlükte olan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca vekalet ücreti yerine dilekçe yazım ücretine hükmolunması isabetsizliği aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine ancak:
5271 sayılı CMK’nun 5728 sayılı Yasa ile değişik 231/5. maddesi uyarınca 2 yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmektedir. İncelenen dosyada sanığa yüklenen “mühür bozma” suçu neticesinde meydana gelen somut bir zarar bulunmadığı gözetilerek, suç tarihi itibarıyla engel sabıkası da bulunmayan sanığın hukuksal durumunun belirtilen yasal ölçütlere göre değerlendirilmesi gerekirken, sanığın “kovuşturma evresindeki davranışlarına göre” TCK’nun 62. maddesi, “yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği yönünde mahkemede olumlu kanaat oluştuğu” gerekçesiyle TCK’nun 51. maddesi uygulandığı halde, “katılan kurumun suçtan kaynaklanan zararının giderilmediğinden bahisle” sanık hakkında CMK’nun 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.07.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.