YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/1773
KARAR NO : 2016/7276
KARAR TARİHİ : 31.10.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Tebliğname tarihinde yürürlükte bulunan 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 6545 sayılı Yasa ile değişiklikten önceki 14. maddesinde yer alan “Ceza dairelerinin görevlerinin tayininde, davadaki tavsif esas alınır. Muhtelif suçlara ait davalarda en ağırını incelemeye yetkili daire görevlidir.” hükmüne göre Yasa, sevk maddelerine değil, iddianamedeki tavsife ağırlık tanımıştır. Bu nedenle Ceza Dairelerinin görevinde Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu’nun yerleşik kararlarında da belirtildiği üzere iddianamedeki tavsif esas alınmalıdır.
04.06.2010 günlü iddianame ile özetle; sanıklar …, … ve …’nin …Sağlık Polikliniğinde çalıştıkları dönemler içerisinde mesul müdür ve doktor olarak görev yaptıkları, sanık …’ın gayri resmi sahibi olduğu adı geçen polikliniğin hasta kabul ve kayıt biriminde çalışan …’ın hasta tedavi giderlerini faturalandırdığı, sanıkların …Polikliniğine 2006, 2007, 2008 yıllarında müracaat eden hastaların birçoğuna tahlil ve tetkik yapılmadığı halde yapılmış gibi icmal formlarının düzenlenmesi ve bazı hastaların muayene edilmediği halde adlarına kayıt yapılıp muayene edilmiş gibi gösterilmesi suretiyle kamu zararına sebebiyet verdiklerinden bahisle eylemlerine uyan TCK’nun 212. madde delaleti ile 204/2, 43, 53, 158/1.e, 43, 53 ve 54. maddeleri gereğince cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açıldığı, iddianamede her ne kadar sanıklar hakkında sahtecilik suçu yönünden sevk maddesi olarak TCK’nun 204/2. maddesi gösterilmiş ise de; iddianamedeki anlatım ve tavsife göre, … Polikliniğinin mesul müdürü olup kamu görevlisi olmayan doktor sanıklara yüklenen sahtecilik eylemlerinin TCK’nun 210. maddesinin 2. fıkrasında yer alan “Gerçeğe aykırı belge düzenleyen tabip, diş tabibi, eczacı, ebe, hemşire veya diğer sağlık mesleği mensubu, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Düzenlenen belgenin kişiye haksız bir menfaat sağlaması ya da kamunun veya kişilerin zararına bir sonuç doğurucu nitelik taşıması halinde, resmi belgede sahtecilik hükümlerine göre cezaya hükmolunur.” şeklindeki düzenleme uyarınca, maddede belirtilen özel sağlık mesleği mensuplarının sahtecilik eylemlerinin, fıkranın ikinci cümlesindeki koşulun gerçekleşmesi halinde devamlılık gösteren daire kararlarında da açıklandığı üzere kamu görevlisi olmamaları nedeniyle (bu yönde Dairemiz dışında Yüksek 21. Ceza Dairesinin 28.12.2015 gün 2015/13365-6682 E,K, 18. Ceza Dairesinin 01.07.2015 tarih 2015/3449-3800 E, K ve 15. Ceza Dairesinin özel hastane doktoru tarafından düzenlenen belgenin özel belgede sahtecilik olduğuna ilişkin 01.12.2014 gün 2013/4106 E., 2014/20090 sayılı kararı) TCK’nun 204. maddesinin 1. fıkrasındaki resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı ve iddianamede TCK’nun 204. maddesinin 2. fıkrası kapsamında bir kamu görevlisinin resmi belgede sahtecilik eyleminden dolayı açılmış bir dava bulunmaması karşısında; TCK’nun 158/1-e maddesindeki nitelikli dolandırıcılık suçunun ceza miktarına, tebliğname tarihine, iddianamedeki tavsife, hükümlerin konusuna, temyizin kapsamına ve tebliğname tarihinde yürürlükte bulunan Yargıtay Kanunu’nun 14. maddesine göre temyiz inceleme görevinin Yüksek 15. Ceza Dairesi’ne ait olduğundan, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli daireye gönderilmesine, 31.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.