YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/22357
KARAR NO : 2015/142
KARAR TARİHİ : 07.01.2015
Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık ve başkasına ait kimlik bilgilerini kullanmak suçlarından sanık … hakkında yapılan duruşma sonunda; mahkumiyetine ilişkin … Asliye Ceza Mahkemesince verilen 10.07.2006 tarihli hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine; Dairemizin 10.09.2014 gün ve 2014/16311 Esas 2014/14484 Karar sayılı ilamı ile Onama Düzeltilerek onama kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.12.2014 gün ve 2014/388765 sayılı yazısı ile 6352 sayılı Kanunun 99. maddesi ile değişik 308. maddesi uyarınca itirazda bulunulması üzerine sanığın lehine itirazda süre aranmayacağı da gözetilerek dosya yeniden okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığa yüklenen suçların yasada gerektirdiği cezalarının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan mahkumiyet kararının verildiği 10.07.2006 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde olduğundan kabulü ile Dairemizin 10.09.2014 gün ve 2014/16311 esas 2014/14484 karar sayılı ONAMA DÜZELTİLEREK ONAMA İLAMININ KALDIRILMASINA karar verilerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi hükmü karşısında; sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık ve başkasına ait kimlik bilgilerini kullanmak” suçlarının yasada gerektirdiği cezalarının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan mahkumiyet kararının verildiği 10.07.2006 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaışımı nedeniyle 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 07.01.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.