Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2014/3092 E. 2014/18089 K. 03.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/3092
KARAR NO : 2014/18089
KARAR TARİHİ : 03.11.2014

Tebliğname No : 11 – 2013/272804
MAHKEMESİ : Hakkari Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 22.11.2010
NUMARASI : 2010/209 (E) ve 2010/402 (K)
SUÇ : Mühür bozma

Sanık hakkında mühür bozma ve elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçlarından verilen 22.11.2010 tarih 2010/209-402 E.-K. sayılı mahkumiyet hükümlerinin sanık tarafından yasal sürede temyiz edildiği, elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 6352 sayılı Yasanın geçici 2/1-2. maddeleri uyarınca yeniden değerlendirilmesi için iadesi üzerine mahkemece elektrik hırsızlığı suçundan yeniden hüküm kurulduğu, iade kapsamında bulunmayan mühür bozma suçundan yeni bir hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, sanığın mühür bozma suçundan kurulan 22.11.2010 tarih 2010/209-402 E.-K. Sayılı mahkumiyet hükmüne yönelik süresinde yaptığı temyizine hasren dosya incelenip gereği görüşüldü:
Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığının Dairemize gönderdiği 12/11/2013 tarihli yazısından Vangölü Elektrik Dağıtım A.Ş.nin suç tarihinden sonra 26.07.2013 tarihinde özelleştirildiği anlaşılmakla, tebliğnamedeki bu hususa yönelik bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
1-Sanığın,17.10.2009 tarihli kaçak usulsüz elektrik tespit tutanağına göre elektrik sayacına girmeden şebekeden sayaca gelen kolon hattından harici hat çekmek suretiyle kaçak elektrik kullandığının ve kurum mührünün konuluş amacına aykırı hareket ettiğinin iddia ve kabul edilmesi, sayacın kurum tarafından mühürlendiğine dair dosyada aslı gibidir onaylı sureti bulunan mühürleme tutanağında mühürlemeyi yapan görevlinin adı, soyadı, sicil numarası ve imzasının bulunması, 17.10.2009 tarihli tutanakta ve mahkemece yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda suça konu 10398418 seri nolu Esem marka sayaç üzerinde katılan kurum mührünün mevcut olup olmadığına dair bir tespitin bulunmaması karşısında; eylem öncesinde var olması gereken mühür ön koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti bakımından; ilgili kurumdan suç tarihinden önce usulüne uygun mühürleme yapılıp yapılmadığı sorulup, yapılmışsa buna ilişkin usulüne uygun şekilde düzenlenmiş tutanak aslı veya onaylı sureti dosya içerisine alındıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2-Mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 58/7. maddesi gereğince “mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, infazda duraksamaya, karışıklığa neden olacak ve infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
3- 5237 sayılı TCK’nun 53/3. maddesi uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki hak yoksunluğunun şartla tahliye tarihine kadar, 1. fıkrada yazılı diğer hak yoksunluklarının ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanabileceğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 03.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.