Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2014/5840 E. 2014/4570 K. 12.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/5840
KARAR NO : 2014/4570
KARAR TARİHİ : 12.03.2014

Tebliğname No : KYB – 2013/406278

Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 17.12.2013 gün ve 2013-19211/77456 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 03.01.2014 gün ve KYB. 2013/406278 sayılı ihbarnamesi ile;
Sahte kimlik belgesi kullanmak ve haksız olarak resmî elbise giymek suçlarından sanık A. A., 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 350/1, 253/1. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis, 8 ay hapis ve 141,00 yeni Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Karaman 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/01/2008 tarihli ve 2007/402 esas, 2008/15 sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde;
Dosya kapsamına göre;
1- Suçun 30/07/2001 tarihinde işlenmiş olması karşısında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9. maddesi 3. fıkrasında yer alan “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenlemeye ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “zaman bakımından uygulama” başlıklı 7. maddesine nazaran öncelikle lehe Kanun’un tespit edilerek uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesinde,
2- Sanığın haksız olarak resmi elbise giyme suçu yönünden 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 253/1. maddesinin uygulanmasının daha lehe olacağı kabul edilerek, anılan madde gereğince 8 ay hapis ve 114,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmış ise de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 264/1. maddesinin sanığın lehine olacağının dikkate alınmamasına, karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü:
İncelenen dosya içeriğine göre; 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca lehe yasanın önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi gerekmekte olup, bu kapsamda sahte kimlik kullanmak eyleminin cezası 765 sayılı TCK’nun 350. maddesinde 1 yıldan 3 yıla kadar hapis, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nun 204/1. maddesinde ise 2 yıldan 5 yıla kadar hapis olarak öngörülmesine karşın, temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi halinde 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinde düzenlenen ve kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetinin kanuni sonucu olarak uygulanan güvenlik tedbirlerinin 765 sayılı TCK’da bulunmadığı, bu hak yoksunluklarının kararda gösterilmese dahi infaz aşamasında dikkate alınacağı gözetilerek, 765 sayılı TCK ile yapılan uygulamanın açıkça hükümlü lehine olduğu anlaşılmakla, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamenin birinci bendindeki düşünce yerinde görülmediğinden CMK’nun 309. maddesi uyarınca REDDİNE, ancak özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma suçunun 765 sayılı TCK’ da öngörülen cezası üç aydan 1 yıla kadar hapis ve 2.000 liraya kadar adli para cezası olup, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nun 264/1. maddesinde aynı eylem için üç aydan bir yıla kadar hapis cezası öngörülmüş olup, 5237 sayılı TCK’ da hapis cezasının
yanında adli para cezası öngörülmediği cihetle; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamenin ikinci bendindeki düşünce yerinde görüldüğünden, Karaman 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 21.01.2008 gün ve 2007/402 esas, 2008/15 sayılı özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma suçu nedeniyle kurulan kararın CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, mahkemesince 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesine uygun olarak uyarlama yargılaması yapılmak üzere dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 12.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.