YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/65
KARAR NO : 2014/3975
KARAR TARİHİ : 05.03.2014
Tebliğname No : KYB – 2013/384587
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 02.12.2013 gün ve 2013/17940/72742 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 13.12.2013 gün ve KYB.2013/384587 sayılı ihbarnamesi ile;
Açığa imzanın kötüye kullanılması suçundan şüpheliler Ali Kıraç, S.. K.. ve M.. K.. haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 04/03/2013 tarihli ve 2013/23971 soruşturma, 2013/8858 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın kabulüne ilişkin, mercii İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 12/06/2013 tarihli ve 2013/428 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde;
1- Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın müştekilere 02/04/2013 tarihinde tebliğ edilmesini müteakip, 22/04/2013 tarihli dilekçe ile itiraz edildiği cihetle, itirazın 15 günlük kanunî süreden sonra yapıldığı gözetilerek, süresinden sonra yapılan itirazın reddi yerine yazılı şekilde esastan incelenmesinde,
2- Müştekilerin aynı iddialar nedeniyle aynı şüpheliler hakkında daha önce yaptıkları şikayete ilişkin, avukat olan M.. K.. yönünden Adalet Bakanlığından soruşturma izni istenmek üzere evrak tefrik edildiği, diğer iki şüpheli yönünden Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca 24/01/2012 tarihli ve 2010/67396 soruşturma, 2010/3006 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bu karara yapılan itirazın mercii İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/02/2012 tarihli ve 2012/230 değişik iş sayılı kararı ile reddedildiği anlaşılmakla, şüpheliler hakkında mükerrer soruşturma yapılamayacağı ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 173/6. maddesinde yer alan “İtirazın reddedilmesi halinde; Cumhuriyet savcısının, yeni delil varlığı nedeniyle kamu davasını açabilmesi, önceden verilen dilekçe hakkında karar vermiş olan ağır ceza mahkemesinin bu hususta karar vermesine bağlıdır.” şeklindeki düzenleme gözetilerek itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü:
İncelenen dosya içeriğine göre; kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın şikayetçilere 02.04.2013 tarihinde tebliğ edilmesini müteakip, 22.04.2013 tarihli dilekçe ile itiraz edildiği cihetle, itirazın 15 günlük kanuni süreden sonra yapıldığı gözetilerek süre yönünden reddi yerine esasa girilerek kabulüne karar verilmesi yasaya aykırı olup, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamenin birinci bendindeki düşünce yerinde bulunduğundan, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 04.03.2013 gün ve 2013/23971 soruşturma, 2013/8858 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın kabulüne ilişkin, mercii İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.06.2013 gün ve 2013/428 değişik iş sayılı kararının CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre ihbarnamenin ikinci bendindeki istemin incelenmesine yer olmadığına, müteakip işlemlerin 5271 sayılı CMK da gözetilerek mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 05.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.