Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2014/7005 E. 2014/20965 K. 04.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/7005
KARAR NO : 2014/20965
KARAR TARİHİ : 04.12.2014

Tebliğname No : 11 – 2013/8470
MAHKEMESİ : Bursa 4. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 06/03/2012
NUMARASI : 2011/300 (E) ve 2012/331 (K)
SUÇ : Mühür bozma

1- Sanık C.. K..’ın … Alışveriş Mağazası müdürü olup işyerinin ruhsatsız olması nedeniyle 22.02.2011 günü saat 08.30’da faaliyetine son verilmesi amacıyla usulüne uygun mühürleme yapılmasına rağmen aynı gün saat 10.00’da ve 09.03.2011 tarihinde yapılan denetimlerde faaliyete devam edilerek mührün konuluş amacına aykırı hareket edildiğinin iddia olunması, sanık C.. K..’ın, engelli kadrosunda çalışan ve akıl hastalığı bulunan diğer sanık M.. H..’nın mührü bozduğunu savunmuş ise de, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 02.12.1997 gün ve 4-305/286 sayılı kararında açıklandığı üzere, mühür bozma suçu, resmen koruma altına alınan eşyaya değil, devlet yönetiminin bu eşyayı koruma altına alan iradesine karşı işlenen bir suç olup, mühür sadece bir işaret, bir sembol niteliğinde olduğundan mührün maddi varlığına el sürülüp, sürülmemesi suçun oluşmasına etkili olmadığı, 22.02.2011 ve 09.03.2011 tarihlerinde yapılan kontrollerde işyerinde satış faaliyetine devam edilerek mührün konuluş amacına aykırı hareket edildiğinin sabit olduğu, sanık C.. K..’ın, şekli mührün bozulması eylemini akıl hastalığı bulunduğu belirtilen M.. H..’nın bozduğunu ileri sürmesine karşın marketin tekrar alışverişe açılmasının sanık C.. K..’ın bilgisi dışında gerçekleşmesinin mümkün olmadığı, mührün bozularak tekrar satışa başlanmasında sanığın doğrudan menfaatinin bulunduğu, bozma eylemlerinin mührün konuluş amacına aykırı şekilde işletmeye devam amacına yönelik olduğu anlaşılmakla, sanık C.. K..’ın tüm unsurları itibari ile oluşan mühür bozma suçundan mahkumiyeti yerine dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeyle yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
2- Sanık M.. H..’nın aynı mağazada işçi olarak çalışmakta ve katılan kurum tarafından konulan mühürleri bozduğunun iddia olunması, Bursa Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 02.02.2012 tarihli raporda, sanık M.. H..’nın “orta-ağır derecede mental retarde” hastası olup bu hastalık nedeniyle TCK’nun 32/1. maddesinin tatbikinin uygun olduğunun açıklanması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenebilmesi bakımından suç tarihleri itibariyle sanığın belirtilen mağazada çalışıp çalışmadığının SGK’dan sorulması, tayin edilmiş olması halinde vasisinin olayla ilgili ifdesinin alınması ve sonucuna göre sanığın suçu işlemediğinin anlaşılması halinde beraat kararının verilmesi, suçun sübutu halinde ise, sanığın 5237 sayılı TCK’nun 32/1. maddesi kapsamında fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalıp azalmadığının veya aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca “fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalıp azalmadığının” kontrolü bakımından, akıl hastalıkları hastanesine ya da Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesine sevk edilip muayene ettirilerek, suç tarihinde işlediği ileri sürülen suça ilişkin anılan maddeden yararlanıp yararlanamayacağı noktasında sağlık kurulu raporu alınması gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle, yeterli olmayan raporun hükme esas alınması ve sanığın suçu işleyip işlemediğine ilişkin mahkemenin ulaştığı kanaat açıklanmadan yazılı şekilde uygulama yapılması,
3- Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nun 32/1. maddesi uyarınca hakkında güvenlik tedbirine hükmolunan sanık M.. H..’ya, 5271 sayılı CMK’nun 325/1. maddesi gereğince sarfına neden olduğu yargılama giderlerinin ve katılan idare lehine maktu vekalet ücretinin yükletilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.12.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.