YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/8094
KARAR NO : 2015/782
KARAR TARİHİ : 20.01.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
5237 sayılı TCK’nun 50/2. maddesindeki “Suç tanımında hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına çevrilmez” hükmüne rağmen sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
UYAP ortamında yapılan araştırma sonucunda sanık hakkında 04.02.2009, 16.02.2009 ve 05.03.2009 tarihli mühür bozma suçlarından dolayı … Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/1729 Esas sayılı dosyasının bulunduğu, temyiz incelemesine konu dosyada ise 07.01.2009 tarihli mühür bozma suçundan dolayı 26.02.2010 tarihli iddianameyle dava açılmış olduğunun anlaşılması karşısında; tutanakların aynı yere ilişkin düzenlenmiş olması halinde, farklı tarihlerde işlenen mühür bozma suçlarının, düzenlenen ilk iddianame tarihine kadar zincirleme tek mühür bozma suçunu oluşturabileceği cihetle; zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağı bulunup bulunmadığının tespit edilebilmesi amacıyla; ilgili dava dosyasının getirtilip bu yönüyle incelenerek, dava dosyasının bu dosya içine konulmasından sonra, sanığın mühür bozma eylemleri ile ilgili zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağının bulunup bulunmadığının tartışılması, gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
2- Kabule göre de;
5271 sayılı CMK’nun 5728 sayılı Yasa ile değişik 231/5. maddesi uyarınca 2 yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmektedir. İncelenen dosyada sanığa yüklenen “mühür bozma” suçu neticesinde meydana gelen somut bir zarar bulunmadığı cihetle, sanığın adli sicil kaydında yer alan sabıkasının suç tarihi itibariyla
silinme koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılarak, hukuksal durumunun belirlenen yasal ölçütlere göre değerlendirilmesi yerine kasıtlı suçtan mahkumiyetin bulunduğundan ve katılan kurumun zararı giderilmediğinden bahisle yerinde olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.01.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.