Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2014/8217 E. 2016/2481 K. 21.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/8217
KARAR NO : 2016/2481
KARAR TARİHİ : 21.03.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

1- 04.03.2010 tarihli yakalama tutanağında, trafik belgesinin 3. sırasındaki muayene işleminde muayene pulunun bulunmadığından sahte olduğundan şüphelenildiğinin ve akabinde sahte olduğunun tespit edildiğinin belirtilmesi, dosyada mevcut suça konu motorlu araç tescil belgesinin incelenmesinde, arka yüzünde bulunan 3. sıradaki muayene bölümünde hologramın bulunmadığı anlaşılmakla, muayene tarihi itibariyle, geçerli bir muayene işlemi için Karayolları Genel Müdürlüğüne ait hologram yapıştırılmasının zorunlu olup olmadığının araştırılarak, sonucuna göre belgenin aldatma kabiliyetinin bulunup bulunmadığı tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm tesisi,
2- Kabule göre;
a- Sanık ….hakkında sahte araç muayenesi yapmak suçundan UYAP ortamında yapılan araştırmada, hakkında benzer nitelikteki eylemleri nedeniyle mahkumiyetine karar verilmiş temyiz incelemesi sırası bekleyen dosyaları bulunduğu anlaşılmakla, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22.04.2014 gün ve 2013/11-397-2014/202 sayılı kararında açıklandığı üzere, belgelerde sahtecilik suçunun hukuki konusunun kamu güveni olduğu ve fiil tarihleri de dikkate alınarak; sanığın fiillerinin her biri yenilenen kasıtla işlenmiş ayrı suçları mı, yoksa bir suç işleme kararıyla kanunun aynı hükmünün kısa zaman aralıkları içerisinde, birkaç kez ihlal etmek suretiyle zincirleme biçimde işlenmiş tek suçu mu oluşturduğunun değerlendirilmesi açısından, bu dosyanın benzer nitelikteki … Asliye Ceza Mahkemesi’nin………. Esas, ………….Karar, ve ……… Esas, …….. Karar sayılı dosyaları ile varsa benzer eylemler nedeniyle açılmış başka davalarının bulunup bulunmadığı araştırılıp mümkünse mevcut dava ile birleştirilmesi, aksi halde özetlerinin duruşma tutanağına geçirilip, bu davayı ilgilendiren onaylı örneklerinin dosya içerisine alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi yasaya aykırı,
b- 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.