Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2015/259 E. 2015/23225 K. 09.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/259
KARAR NO : 2015/23225
KARAR TARİHİ : 09.03.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık … müdafii ve sanık …’ ün yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1–Sanık … hakkında, hemşerisi ve arkadaşı olan diğer sanık …’dan suça konu senetleri sahte olduklarını bilerek alıp, icra takibine koyması nedeniyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan davada; sanığın, …’ dan 30.000 TL alacaklı olduğunu ve bu borca karşılık kabul ettiği senetlerin sahte olduğunu bilmediğini savunması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenebilmesi amacıyla, dava konusu senetlerin … tarafından …’e verilmesine esas teşkil eden ticari ilişkiyi kanıtlayan belge bulunup bulunmadığı sanıktan sorulduktan sonra, varsa getirtilip incelenmesi, ticari ilişkiyi kanıtlayan belgenin bulunmaması halinde suç tarihinde 30.000 TL tutarında bir borç ilişkisinin belgesiz olarak akdedilmesinin ticari teamüle ve hayatın olağan akışına uygun olup olmadığı da değerlendirilerek, toplanan delillerin sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2–5237 sayılı TCK’nun 43. maddesinde, “değişik zamanlarda” denilmesi karşısında; aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığından, suça konu belgelerin aynı anda icra takibine konulması ve farklı tarihlerde düzenlendiğine dair kesin delil bulunmayıp, TCK’nun 43/1. maddesi uyarınca fiilin aynı anda işlendiğinin kabul edilmesi gerekliliği nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı, eylemin kül halinde 5237 sayılı Yasanın 204/1. maddesinde öngörülen resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı ancak sanıkların güttüğü amaç ve saik, suç konusunun önemi, kastın yoğunluğu ve sahte belge sayısı dikkate alınarak temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde, suçun zincirleme şekilde işlendiğinin kabulü ile temel cezanın TCK’nun 43. maddesi uyarınca arttırılması suretiyle fazla ceza tayini,
3–Resmi belgede sahtecilik suçlarında suç tarihinin seçimlik hareketlerden en sonuncusunun gerekleştiği tarih olup somut olayda sahte belgelerin icra takibine konulduğu 25.06.2005 tarihi olduğu cihetle; gerekçeli kararda “28.04.2004” olarak yanlış yazılması,
Yasaya aykırı, sanık … müdafii ve sanık …’ün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanıkların kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 09.03.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.