YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/2872
KARAR NO : 2015/26143
KARAR TARİHİ : 07.05.2015
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 18.02.2015 gün ve 2015-4336/12941 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 06.03.2015 gün ve KYB. 2015/73161 sayılı ihbarnamesi ile;
Özel belgede sahtecilik suçundan şüpheli …. hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda … Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 21/08/2014 tarihli ve 2013/19289 soruşturma, 2014/10954 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin … Sulh Ceza Hâkimliğinin 28/10/2014 tarihli ve 2014/2264 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde;
5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksı halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, somut olayda söz konusu firmaya ait ticari defter ve belgelerin getirtilerek, yeni bir bilirkişiden rapor alınması suretiyle, toplanacak deliller ve yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiğini gözetilmeden, itirazın bu yönden kabul edilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü:
İncelenen dosya içeriğine göre;…’nin yönetim kurulu üyesi olduğu 2010-2013 yılları arasında kasıtlı olarak gerçeğe aykırı bilanço tanzim etmek suretiyle bankalardan kredi çektiği ileri sürülen şüphelinin, yönetim kurulunun yaptığı görev dağılımına göre şirketin mali işlerden sorumlu yönetim kurulu üyesinin… olduğunu savunması, 16.05.2014 tarihli bilirkişi raporunun şirketin ticari defterleri incelenmeksizin düzenlenmiş bulunması ve müştekinin tanık olarak gösterdiği … ve…’nun dinlenmemiş olması karşısında, şirket esas mukavelesi ile varsa yönetim kurulunun iş bölümüne ait kararı getirtilip, atılı suç tarihlerinde şirkette işbölümü yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa şüphelinin görev ve sorumluluklarının nelerden ibaret olduğu belirlenerek, yönetim kurulu üyeleri, şirket ortakları ile ..’ün iddialar hakkında dinlenmesinden ve iddiaya konu dönemlerde bankalara sunulan bilançoların gerçeğe aykırı düzenlenip düzenlenmedikleri konusunda şirket defterleri üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılmasından sonra, sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, gerçeğe aykırı bilanço düzenleme iddiasının somut verilere dayanmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesinde isabet bulunmadığından, bu karara vaki itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarname içeriği yerinde görülmekle, … Cumhuriyet Başsavcılığının 21.08.2014 tarih, 2013/19289 soruşturma, 2014/10954 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii.. Sulh Ceza Mahkemesinin 28.10.2014 gün ve 2014/2264 değişik iş sayılı kararının CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde ikmaline, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 07.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.