Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2015/3115 E. 2016/6940 K. 12.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/3115
KARAR NO : 2016/6940
KARAR TARİHİ : 12.10.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Katılan sıfatını alabilecek olan ve kovuşturma evresinde usulüne uygun olarak duruşmadan haberdar edilemediği için davaya katılma talebinde bulunamayan şikayetçinin, 5271 sayılı CMK’nun 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma suretiyle katılma iradesini belirttiğinden katılan olarak kabulüyle yapılan temyiz incelenmesinde;
Sanığın şikayetçi adına … ve 0 … numaralı hatlara ilişkin sahte abonelik sözleşmesi düzenlediğinden bahisle açılan kamu davasında; sanığın üzerine atılı suçlamayı reddedip hat almak isteyen müşterilerin bizzat kendilerinin kimlikleri ile birlikte gelmeleri halinde sözleşme düzenlendiğini iddia etmesine rağmen sanığın işyerinde aynı gün düzenlenmiş suça konu sözleşmelerin eklerinde müştekinin fotoğrafının ve kimlik bilgilerinin yer aldığı nüfus cüzdanı fotokopilerinin bulunması karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından suç tarihinde sanığın işyerinde çalışan personel olup olmadığının tespiti ile iddianame konusu olaya ilişkin olarak tanık sıfatıyla dinlenmeleri, suça konu hatta ait abonelik sözleşmelerindeki yazı ve müşteki adına atılan imzaların söz konusu personele ait olup olmadığının tespiti yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılması, suça konu olan her iki hatta ilişkin HTS raporları getirtilip bu hatlar ile en çok görüşen kişiler dinlenilerek hatları fiilen kullanan kişi/kişilerin tespiti ile hatların ne şekilde alındığının belirlenmesi sonrasında toplanan tüm delillere göre sanığın sahte sözleşmeleri bizzat düzenleyip düzenlemediğinin veya iştiraki bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi, suçun sübutu halinde hükümden sonra 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki “Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükmü karşısında, özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56. maddesindeki düzenleme de gözetilerek, sanığa önödeme önerisinde bulunulması suretiyle hüküm kurulmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.10.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.