YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/3396
KARAR NO : 2015/27722
KARAR TARİHİ : 30.06.2015
Tebliğname No : 11 – 2015/23564
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 22. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 04/06/2009
NUMARASI : 2009/314 (E) ve 2009/755 (K)
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik ve iftira
I- Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve iftira suçundan verilen hükümlere yönelik şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yokluğunda verilip, 12.12.2014 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ olunan hükmü, sonradan vekaletname sunan vekilinin 26.12.2014 günü süresinden sonra temyiz ettiği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince
uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II- Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve iftira suçundan verilen hükümlere yönelik sanığın temyiz itirazlarına gelince;
1- Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden, sanığın kolluğa ibraz ettiği nüfus cüzdanının sahte olduğundan ilk anda şüphelenilmesi ve heyetimizce yapılan gözlemde suça konu nüfus cüzdanında bulunması zorunlu olan soğuk mühür izinin fotoğraf üzerinde
bulunmadığının ve fotoğraf düzensiz şekilde yapıştırılmış olduğunun tespit edilmesi nedeniyle belgenin aldatma kabiliyeti bulunmayıp suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
2- İftira suçu yönünden, sanığın futbol karşılaşması sırasında önleyici kolluk görevi yürüten polis memurlarının kimlik kontrolü yaptıkları esnada sanığın suça konu E.. K..’ a ait nüfus cüzdanını ibraz ettiği ancak kimliğinin sahte olduğundan şüphelenilip incelenmek üzere polis merkezine intikal ettirildiği sırada kimliğin sahte olduğunu gerçek adının Ş.. Ç.. olduğunu bildirdiği anlaşılmakla, sanığın işlediği bir suçtan dolayı hakkında şüpheli sıfatı ile yürütülen soruşturma kapsamında başkasının kimliğini kullanmadığı, salt kimlik tespiti yapan görevlilere gerçek kimliğini gizlemek için sahte kimlik ibraz etmesi şeklinde gerçekleşen eylemin TCK’nun 268 maddesinde yaptırıma bağlanan “işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla başkasının kimliğini kullanmak” suçunu oluşturmadığı, eyleminin Kabahatler Kanununun 40.maddesi kapsamında kamu görevlisine kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunmak kabahatini oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde iftira suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.06.2015
gününde oybirliğiyle karar verildi.