YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/5189
KARAR NO : 2015/27836
KARAR TARİHİ : 02.07.2015
Tebliğname No : KYB – 2015/177221
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 11.05.2015 gün ve 2015-9220/29881 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 22.05.2015 gün ve KYB. 2015/177221 sayılı ihbarnamesi ile;
Resmi evrakta sahtecilik suçundan sanık N.. Ç..’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 342/1 ve 59/2. maddeleri gereğince 1 sene 8 ay ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Aksaray Ağır Ceza Mahkemesinin 26/04/2005 tarihli ve 2005/13 Esas, 2005/96 sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde;
Dosya kapsamına göre, suça konu 10/08/2004 tanzim ve 15/09/2004 vade tarihli 2.000.000.000 Türk Lirası bedelli bono düzenlendiği, tarafların senedi tanzim edenin şikayetçi olduğunu ifade ettikleri, keza tanık F.. D..’ın 08/03/2015 tarihli duruşmada, senedi tanzim edenin şikayetçi olduğunu; ayrıca senedin tanzimi esnasında sanığın üzerinde kimlik olmadığını ifade ettiğini belirttiği ve şikayetçi tarafından bonoda yer alan ödeyecek bölümüne sanık adı yazılmadığı gibi N.. D.. adına düzenlendiğinin anlaşıldığı ve suça konu senedin bono vasfı taşıdığının kabulü mümkün olmadığı cihetle, özel belge niteliğinde bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan sanığın mahkumiyetine hükmolunmasında isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü:
İncelenen dosya içeriğine göre; sanığın şikayetçiye soyadını farklı söylemek suretiyle, suç tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nun aradığı tüm unsurları haiz bonoyu düzenlettirerek imzaladığının sabit olduğu, senedi tanzim edenin şikayetçi olmasının resmi belgede sahtecilik suçunun unsurlarının oluşmasını engellemeyeceği gibi, esasen sahteciliğin, sanık tarafından ödeyecek kısmına soyisminin farklı yazdırılmasından kaynaklandığı, bu kapsamda olmak üzere mahkemenin suçun sübut bulduğuna yönelik takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı cihetle; Aksaray Ağır Ceza Mahkemesi’nin 26.04.2005 tarih ve 2005/13 Esas, 2005/96 Karar sayılı kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı görülmekle, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden CMK’nun 309. maddesi uyarınca REDDİNE, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 02.07.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.