Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2015/5341 E. 2016/6923 K. 12.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/5341
KARAR NO : 2016/6923
KARAR TARİHİ : 12.10.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Sanığın duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezanın türü ve süresine göre koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 318. maddesi uyarınca reddine oybirliğiyle karar verilerek gereği görüşüldü:
I- Suç tarihinde …4. Noter Başkatibi olarak görev yapan sanığın, kendisi İstanbul’da oturan katılan … …4. Noterliği’ne gelmediği halde “… tarafından oğlu …’a İstanbul’daki iki parselden oluşan arsa vasfındaki taşınmazlarla ilgili verilmiş gibi görünen sahte 08.03.2011 tarih ve 01069 yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki vekaletnameyi” sahteliğini bilerek düzenlediğinden bahisle açılan kamu davasında; sanığın “suça konu vekaletnameyi kendisinin düzenlediğini ancak iş yoğunluğu sebebiyle olay gününü ve gelenlerin kimler olduğunu hatırlamadığını, 23 yıllık meslek hayatında ilk defa böyle bir olayla karşı karşıya kaldığını, dublör kullanılmış olabileceğini, yevmiye defterinde 1069 nolu işlemin niçin katılan adına değil de … adına kayıt edildiğini bilmediğini, zaten bu kayıt işleminin başka bir personel tarafından yapıldığını, bu personelin dinlenilmesini istediğini” beyan etmesi, tanık …’nun “zaman zaman ilçe dışından gelen çeşitli kişileri refakatçi olarak …4. Noterliği’ne götürdüğünü” bildirmesi, dosya içerisinde aslı bulunan suça konu vekaletname üzerinde ve ekindeki nüfus cüzdanı fotokopisinde yer alan fotoğrafların Heyetimizce çıplak gözle yapılan incelemesinde aynı kişiye ait olduğunun ancak bu fotoğraflardaki kişi ile dosya içerisinde katılana ait gerçek nüfus cüzdanı fotokopisinde yer alan ve … İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından 08.10.2013 tarihli yazı ekinde katılana ait olduğu bildirilerek gönderilen fotoğraflardaki kişinin farklı kişi olduğunun, katılanın da 13.12.2012 tarihli ifadesinde suça konu vekaletnamede yer alan fotoğrafın kendisine ait olmadığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, katılana ait sahte (kimlik bilgileri katılana ancak fotoğrafı başka bir şahsa ait) nüfus cüzdanı ile suça konu vekaletnamenin düzenlendiği görüldüğünden, maddi gerçeğin ve suç kastının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, suç tarihinde …4. Noterliği’nde yevmiye defterine kayıt yapan görevlinin tanık sıfatıyla dinlenilerek yevmiye defterindeki hatanın sebebinin araştırılması, katılanın kimlik bilgilerini kullanan meçhul kişi hakkında yürütülen bir soruşturma veya kovuşturma bulunup bulunmadığının ve katılana ait taşınmazların sahte vekaletname ile satılmasına ilişkin …paşa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2012/32505 numaralı soruşturma akıbetinin araştırılarak dava açıldığının tespiti halinde dosyaların getirtilip incelenmesi ve olanaklı ise birleştirilmeleri, birleştirilememeleri halinde bu dosyayı ilgilendiren delillerinin onaylı bir örneği alınıp dosya arasına konulması, ayrıca eyleme konu vekaletnamede fotoğrafı bulunan kişinin yerel emniyet müdürlüğü ile Emniyet Genel Müdürlüğü kayıtlarından yüz tanıma sistemi kullanılarak tespiti, hakkında soruşturma dosyası olup olmadığı araştırılarak sanığın bu kişilerle iştirak halinde hareket edip etmediğinin ve sahtecilik kastı bulunup bulunmadığının tespiti ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
II- Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar, alt soyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 12.10.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.