Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2015/5352 E. 2016/6924 K. 12.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/5352
KARAR NO : 2016/6924
KARAR TARİHİ : 12.10.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Sanığın şikayetçi adına …numaralı hatta ilişkin sahte abonelik sözleşmesi düzenlediğinden bahisle açılan kamu davasında; sanığın “kendine ait olan işyerinde çalışan personelleri bulunduğunu, söz konusu sözleşmeyi kendisinin düzenlemediğini ve imzalamadığını” iddia etmesi, abonelik sözleşmesindeki yazıların ve müşteki adına atılı imzaların aidiyetine ilişkin sanık yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmamış olması, sanığın işyerinden müşteki adına alınan … numaralı hatlara ilişkin sözleşmelerin ekinde de müştekinin fotoğrafının bulunduğu nüfus cüzdanı fotokopilerinin yer almasına rağmen müştekinin “bu hatları da kendisinin almadığını ve kullanmadığını ancak dayısı olan …’un kendisine Sürmene’de yaşarlarken bir cep telefonu aldığını” beyan etmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından, suç tarihi itibariyle sanığın işyerinde çalışan personelinin tespiti ile iddianame konusu olaya ilişkin olarak tanık sıfatıyla dinlenmeleri, suça konu hatta ait abonelik sözleşmesindeki yazı ve müşteki adına atılan imzaların sanığa, söz konusu personele ya da müştekinin savunmasında geçen …’a ait olup olmadığının tespiti yönünden istiktab suretiyle alınacak yazı ve imza örnekleriyle, suç tarihinden önce resmi kurumlar nezdindeki yazı ve imzalarını taşıyan belge asılları da getirtildikten sonra bilirkişi incelemesi yaptırılması, suça konu … numaralı hatta ilişkin HTS raporları getirtilip bu hatla en çok görüşen kişiler dinlenilerek hattı fiilen kullanan kişi/kişilerin tespiti ile hattın ne şekilde alındığının belirlenmesi sonrasında toplanan tüm delillere göre sanığın sahte sözleşmeyi bizzat düzenleyip düzenlemediğinin veya iştiraki bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi, suçun sübutu halinde hükümden sonra 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki “Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükmü karşısında, özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56. maddesindeki düzenleme de gözetilerek, sanığa önödeme önerisinde bulunulması suretiyle hüküm kurulmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.10.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.