YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/5973
KARAR NO : 2016/7873
KARAR TARİHİ : 28.11.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Gerekçeli karar başlığında “resmi belgede sahtecilik” şeklinde yanlış gösterilen suç adının, “özel belgede sahtecilik” olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Sanıklar … ve … haklarında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik olarak, katılanlar vekili ile sanıklar müdafinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; sanıklar müdafinin temyiz dilekçesine ekli, dosya içerisinde mevcut bulunan ve bozma ilamı sonrası verildiği anlaşılan … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi‘nin 21/03/2013 tarih ve 2006/317 Esas- 2013/151 Karar sayılı ilamı ile sanıklardan …‘in yönetim kurulu üyeliği görevine son veren kararın alındığı 05.05.2006 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının iptal edildiği, UYAP üzerinden yapılan incelemede iş bu kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi‘nin 17/03/2014 tarih ve 2013/10754 Esas-2014/5175 Karar sayılı ilamı ile kesinleştiği anlaşılmakla, sanık …‘in suç tarihi itibariyle şirket adına kayıtlı telefon aboneliklerini devir yetkisi bulunduğu cihetle atılı suçun unsurlarının oluşup oluşmadığının yeniden değerlendirilmesinin gerekliliği,
Kabule göre; hükümden sonra 19/02/2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki “Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükmü karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56. maddesindeki düzenleme de gözetilerek, sanığa ön ödeme önerisinde bulunulmasından sonra sonucuna göre hukuki durumunun takdirinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.11.2016 gününde oy birliği ile karar verildi.