YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/6251
KARAR NO : 2016/7869
KARAR TARİHİ : 28.11.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Katılanın kimlik bilgileri kullanılarak adına sahte… abonelik sözleşmesi düzenlediği iddia olunan olayda; sanığın savunmasında, bahse konu hattın yetkilisi olduğu işyerinde düzenlenmediğini, kendisinin üst bayi olduğunu, buna karşılık sözleşmelerin alt bayilerde düzenlendiğini, o dönem alt bayi isimlerinin sözleşmelerin üzerine yazılmadığını, suçlamayı kabul etmediğini beyan etmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenmesi bakımından, ilgili… şirketinden sorulmak suretiyle abonelik sözleşmesini düzenleyen herhangi bir alt bayi bulunup bulunmadığının tespitine çalışılması, tespit edilmesi halinde bahse konu alt bayinin işyeri yetkilisinin tanık sıfatıyla dinlenilmesi, suça konu hattın kendisine ait işyerinde düzenlenip düzenlenmediğinin ayrıntılı olarak sorulması, abonelik sözleşmesi üzerindeki bilirkişi raporu ile katılana ait olmadığı tespit edilen imzaların, sanığa ait olup olmadığının araştırılması, …23. Asliye Ceza Mahkemesi’nin iş bu davaya ilişkin suç duyurusuna konu dosyası kapsamında yer alan delil niteliğine haiz belgelerin aslına uygunluğu onaylanmış birer suretinin dosyaya eklenmesi, hattı kullanan … tanık sıfatıyla dinlenip, sanıkla yüzleştirilmek suretiyle dava konusu abonelik sözleşmesinin sanık tarafından düzenlenip düzenlenmediğinin sorulmasından sonra suçun sübutu halinde; hükümden sonra 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan aynı Kanunun 56. maddesinin 4. fıkrasındaki “Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükümleri ve TCK’nın 7. maddesi karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunup lehe olan ve önödeme önerisi gerektiren sanığın eyleminin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 28.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.