YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/6831
KARAR NO : 2016/7243
KARAR TARİHİ : 27.10.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Nitelikli dolandırıcılık suçu hakkında düşme
Resmi belgede sahtecilik mahkumiyet
1- Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan sanık hakkında kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanununun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4. maddesinde yazılı 5 yıllık asli zamanaşımı süresine tabi olduğu; 31.05.2005 suç tarihinden, iddianame tarihine kadar gerçekleştiği anlaşıldığından katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sonucu itibariyle doğru bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA,
2- Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılan …’a ait suça konu gerçek çekin çalınarak ön yüzü doldurulmak ve ciro edilmek suretiyle sanık … tarafından tedavüle koyulmasından ibaret eylemde, katılan ile sanık arasında herhangi bir ticari ilişkiden ve güven ilişkisinden bahsedilemeyeceği,çekin gerçek bir çek olması nedeniyle iğfal niteliğinin olduğu değerlendirilerek ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın belirlenmesi gerekirse de somut olayda temel cezanın alt sınırdan tayin edilmesi nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 342/1 ve 5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddeleri uyarınca hükmolunacak cezaların eşit olması, 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinde düzenlenen hapis cezasına mahkumiyetinin kanuni sonucu olarak uygulanan hak yoksunluğuna ilişkin güvenlik tedbirlerinin de 765 sayılı TCK’nun da bulunmaması nedeniyle, 765 sayılı Yasa sanık lehinde olduğundan tebliğnamedeki bozma düşüncelerine iştirak edilmemiştir.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçların sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosya içeriğine göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan; katılan vekilinin, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 27.10.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
ÖK.