Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2015/831 E. 2015/22823 K. 25.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/831
KARAR NO : 2015/22823
KARAR TARİHİ : 25.02.2015

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM : 1 – Sanıklar …, …, … haklarında: mahkumiyetlerine,
2 – Sanıklar …, …, …, …, …, , …, …men haklarında; beraatlerine

Gerekçeli karar başlığına, “2002-01.04.2005” olarak yanlış yazılan suç tarihinin, mahallinde “2002-01.08.2005 tarihleri arası” olarak düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Sanıklar …, … ve … bakımından en son sahte reçetenin 29.07.2005 ve tahsili için kuruma ibrazının da 01.08.2005 tarihli faturayla olması nedeniyle adları geçenlere yüklenen dolandırıcılık suçları yönünden zamanaşımının gerçekleşmediği anlaşıldığından bu üç sanık bakımından tebliğnamedeki bozma-düşürülme isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
I- Ana dava dosyası ile birleştirilen … Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/41 Esas 2011/505 Karar sayılı dosyasında sanıklar …, …men ve … ile…. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/96 Esas, 2011/186 Karar sayılı dosyasında sanıklar …, …, …, …, … ve …’ın kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından beraatlerine dair hükümlere yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Sanıklar …, …men ve …’a yüklenen suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı ve sanıklar …, …, …, …, … ve … hakkında elde edilen delillerin hükümlülüklerine yeter nitelik ve derecede bulunmadığı dosya içeriklerine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,

II- Ana dava dosyası ile birleştirilen … Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/41 Esas 2011/505 Karar sayılı dosyasında sanıklar …men ve … ile…. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/96 Esas, 2011/186 Karar sayılı dosyasında sanıklar …, …, …, …, … ve …’ın dolandırıcılık suçlarından beraatlerine dair hükümlere yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; yüklenen suçun tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, en son suçun işlendiği 24.02.2005 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,
III- Sanıklar …, … ve …’ın dolandırıcılık suçlarından mahkumiyetlerine dair hükümlere yönelik sanıklar müdafileri ile katılan vekilinin temyiz itirazlarına gelince:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar müdafileri ile katılan vekilinin, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1- Suça konu en son reçetenin 29.07.2005 tarihli olması nedeniyle sanıklar hakkında 5237 sayılı Yasa uyarınca hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden en son suç tarihinin 01.04.2005 olarak kabulü ile yazılı şekilde 765 sayılı TCK.nu gereğince ceza tayini,
2- Kabul ve uygulamaya göre de:
a- Suçtan elde edilen menfaat belirlenmeden “tahrifatlı reçetelerdeki miktarlar göz önüne alınıp hangi reçetede hangi ilaçlardan kaç adet ekleme yapıldığı ve bunların fiyatlarının toplanmasının bilirkişi tarafından yapılmadığı ve zamanaşımının yakınlığı nazara alınarak sanık lehine uygulama yapıldığından” bahisle ve nasıl belirlendiği de karar yerinde açıklanıp gösterilmeden temel adli para cezasının 30.000 lira olarak belirlenmesi,
b- Dolandırıcılık suçundan hükmolunan nispi nitelikte temel adli para cezasının teselsülden dolayı 765 sayılı TCK.nun 80. maddesiyle artırılamayacağının gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafileri ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.02.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.