Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2015/8467 E. 2016/1225 K. 18.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/8467
KARAR NO : 2016/1225
KARAR TARİHİ : 18.02.2016

Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün … gün ve …. sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen …. gün ve KYB. ….. sayılı ihbarnamesi ile;
Resmi belgede sahtecilik, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan ve gerçeğe aykırı bilirkişilik ve tercümanlık suçlarından şüpheliler … ve …. haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda, …. Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen …. tarihli ve …. soruşturma, …. sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin …. .. Sulh Ceza Hakimliğinin …… tarihli ve …. değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, müşteki tarafça …. . Sulh Hukuk Mahkemesinin (kapatılan …. 1. Sulh Hukuk Mahkemesi) ….Esas. ….. karar sayılı dosyasına sunulan …. tarihli …. .. Noterliğinin ….. yevmiye numaralı belgesinde sahtecilik yapıldığının iddia edilmesi karşısında, söz konusu belge temin edilerek gerekirse …. yetkili makamlarıyla yazışma yapılmak suretiyle doğruluğu teyit edilmeksizin eksik soruşturmaya dayalı şüpheliler haklarında kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği dikkate alındığında, ortada 5271 sayılı Kanun’a uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun’un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü:
İncelenen dosya içeriğine göre; …. .. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin …. esas sayılı dosyası üzerinden görülen mirasçılık belgesinin iptali davasında, şüphelilerden ….. yetkili makamlarından alındığını iddia ettiği sahte belgeyi ibraz ettiğinin, yeminli tercüman ….. ise bunun gerçeğe aykırı olarak tercümesini yaptığının iddia edilmesi karşısında, suça konu belge asılları getirtilerek, uluslararası adli yardımlaşma usulü uygulanmak suretiyle Karadağ yetkili makamlarından gerçekliği araştırılıp, tercümenin usulüne uygun olup olmadığının da bilirkişi marifetiyle belirlenmesinden sonra, sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken, iddiaların soyut olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesinde isabet bulunmadığından, bu karara vaki itirazın kabulüne karar verilmesi yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarname içeriği yerinde görülmekle, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nca düzenlenen 01.12.2014 gün ve 2014/97653 soruşturma, 2014/144578 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii …. . Sulh Ceza Mahkemesinin …. gün ve …. değişik iş sayılı kararının CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde ikmaline, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 18.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.