YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/9512
KARAR NO : 2016/8067
KARAR TARİHİ : 05.12.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM : 1-Dolandırıcılık suçundan:Beraat
2-Resmi belgede sahtecilik suçundan: Mahkumiyet
I- Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın suça konu bonolarda, sahte imzalarla borçlu ve kefil olarak gösterdiği şahısların gerçek kişiler olduğu, sanığın bir suç işleme kararı kapsamındaki tek bir eylemi ile birden fazla kişiye karşı aynı suçu işlediği, bu haliyle sanığın eyleminin TCK’nın 43/2 maddesi kapsamında kaldığı nazara alınarak kurulan hükümde sonucu itibariyle bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II- Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dolandırıcılık suçunda unsur olan hilenin, gerçek kişiye yönelmesi ve hataya düşürülerek mağdur veya bir başkasının mal varlığı aleyhine, sanık veya bir başkasının lehine bir işlemde bulunmaya yöneltilmesi ve bu işlem sonucunda sanığın kendine veya başkalarının lehine haksız bir yarar sağlaması gerekir. Somut olayda sanığın, katılana olan borcu nedeniyle ona araç devri yapacağını, ancak aracın değerinin borcundan daha fazla olduğunu beyan ederek ondan 10.000 TL daha istediği, katılanın ancak başkası adına senet vermesi halinde parayı verebileceğini söylediği, bunun üzerine sanığın eşi ve babası adına sahte imza ile tanzim ettiği senetleri katılana vererek ondan parayı aldığı, böylece yenilenen kast ile senetleri hile unsuru olarak kullanarak kendi lehine menfaat temin ettiği ve üzerine atılı dolandırıcılık suçunun tüm yasal unsurları itibariyle oluştuğu gözetilmeden yanlış gerekçe ile beraat kararı verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.12.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.