YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/9534
KARAR NO : 2016/7539
KARAR TARİHİ : 14.11.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Katılanın kimlik bilgileri kullanılarak sahte GSM abonelik sözleşmesi düzenlediği iddia olunan sanığın savunmasında, abonelik sözleşmesinde hattın yetkilisi olduğu… İletişim isimli işyerinde düzenlendiğine ilişkin sözleşme üzerinde yer alan bayi kodu dışında herhangi bir kaşe yada imza bulunmadığını, o tarihte işyerinde kendisinin dışında başka çalışanlarının da olduğunu beyan etmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenmesi bakımından, ilgili GSM operatöründen de sorulmak suretiyle suça konu sözleşmenin hangi bayi tarafından düzenlendiğinin tespitine çalışılması, abonelik sözleşmesi üzerindeki katılan adına atılı imzanın sanığa ait olup olmadığının araştırılması, sanığa ait olmaması halinde bu işyerinde suç tarihinde çalışanların imza incelemelesinin yaptırılmasından ve sözleşme düzenlenirken sahte kimlik kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesinden sonra, suçun sübutu halinde; hükümden sonra 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan aynı Kanunun 56. maddesinin 4. fıkrasındaki “Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükümleri ve TCK.nun 7. maddesi karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunup lehe olan ve önödeme önerisi gerektiren sanığın eyleminin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.