YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/9876
KARAR NO : 2016/7870
KARAR TARİHİ : 28.11.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak:
1- Hükmün konusu, iddianamede yasal öğeleri gösterilen suç, sanık ve fiile ilişkin olup, iddianame içeriği ve sevk maddelerine göre, sanık hakkında “15.06.2009 keşide, 17.11.2009 ödeme tarihli alacaklısı …, borçlusu … olan 250 TL bedelli senette sahtecilik yapılması eylemi ile ilgili olarak” resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açıldığı, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 14.12.1992 tarih ve 1/5 ve Ceza Genel Kurulu’nun 24.03.1998 gün ve 51/106 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için, ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen bütün unsurları taşıması gerekir. Aksi takdirde yasal unsurları taşımayan bir kambiyo senedinde sahtecilik yapılması halinde fiil, özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacaktır. 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 688. (6102 sayılı Kanunun 776.) maddesinin 6. fıkrası uyarınca senet metninde bulunması gerekli zorunlu unsurlardan olan “tanzim yerinin” bulunmaması halinde senedin özel belge niteliğinde olacağı, dosya içerisinde aslı bulunan suça konu bonoda açıkça düzenleme yeri belirtilmediği, senet borçlusunun ismi altında “… sok. No: … Kat: 3 Daire: v” şeklinde gösterilen adresin hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde anlaşılabilir bir idari birim adını ifade etmediğinden, suça konu senedin bono vasfını taşıdığının kabulü mümkün olmadığı cihetle, sanığın eyleminin TCK’nun 207. maddesi uyarınca özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,
2- Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 28.11.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.