Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2016/10312 E. 2017/2532 K. 05.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10312
KARAR NO : 2017/2532
KARAR TARİHİ : 05.04.2017

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık, cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak
HÜKÜM : Sanıklar hakkında dolandırıcılık, cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak ve resmi belgede sahtecilik suçundan düşme
Sanıklar hakkında birleştirilen İzmir 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/14-240 sayılı dosyasında açılan resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet

I-Sanıklar hakkında dolandırıcılık, cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak ve 18.02.2004 tarihli iddianame ile açılan sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere ilişen temyiz itirazlarının incelenmesinde,
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü uyarınca; tüm sanıklara yüklenen dolandırıcılık ve cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suç tarihlerinden; sahtecilik suçu bakımından ise 5237 sayılı TCK’nın 66. maddesinde öngörülen dava zamanaşımı savunmanın alındığı tarihlerden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği, mahkemece dosya içeriğine uygun gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış ve incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
II-Sanıklar hakkında birleşen İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi 2010/14 dosyasına dayanak 24.05.2005 tarihli iddianame ile açılan resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlere ilişen temyiz itirazlarının incelenmesinde ise,
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanıklara yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren ve sanık lehine olan 5237 sayılı TCK’nın 204/1. maddesinde öngörülen cezasının miktarı ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu aynı Kanunun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçların işlendiği tarihten temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanıklar müdafileri ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 05.04.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.