Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2016/10696 E. 2016/7951 K. 30.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10696
KARAR NO : 2016/7951
KARAR TARİHİ : 30.11.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 213 Sayılı Vergi Usul Kanununa Muhalefet
HÜKÜM : Asıl Karar: Mahkumiyet

I- Sanık …’nun temyiz itirazının incelenmesinde;
Sanığın yokluğunda verilip 24.04.2015 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmü, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süresinden sonra 20.04.2016 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II-Sanık …’in temyiz itirazının incelenmesinde;
Yokluğunda verilen ve usulüne uygun olarak 15.04.2015 tarihinde tebliğ olunan hükmü, yasal süresinden sonra 03.02.2016 tarihinde temyiz ettiği anlaşılan sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 315. maddesi uyarınca reddine dair yerel mahkemenin 08.02.2016 tarihli kararında bir isabetsizlik görülmediğinden temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan ret kararının istem gibi ONANMASINA,
III-Sanık … müdafiinin, sanık hakkında 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek ve kullanmak suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığa yüklenen suçların sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı artırıcı sebebin nitelik ve derecesi, azaltıcı sebebin ise bulunmadığı takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
IV-Sanık … ile müdafiinin,sanık hakkında 2009 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince;
1- Sanık … hakkında 2009 takvim yılında sahte fatura düzenlediği, iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın savunmasında, askerden geldiği dönemde …’ın kendisine birlikte şirket kurmayı teklif ettiğini, kendisinin de o anki hevesle bunu kabul ettiğini, şirket kurulduktan 14 gün sonra …’ın hakkında ileri geri konuştuklarını duyması üzerine şirket yetkilerini ve hissesini devrettiğini, fatura düzenlemediğini beyan ederek yüklenen suçu kabul etmemesi,dosyada mevcut belgelerden sanığın şirketin kurulduğu 02.10.2009 ile 16.10.2009 tarihleri arası -14- gün süreyle şirket ortağı ve yetkili temsilcisi olduğunun, 16.10.2009 tarihinde hissesi ile şirket temsilciliği yetkisini devrettiğinin anlaşılması, şirket kuruluşunda bastırılan faturaların 27.10.2009 tarihinde matbaadan alınmış olması, bu haliyle sanığın yetkili bulunduğu dönem içersinde yeralan 02.10.2009-16.10.2009 tarihleri arasında düzenlendiği iddia olunan -14- adet faturanın geçmişe yönelik düzenlenmesinin mümkün bulunması, karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek bir biçimde belirlenebilmesi için, sanık …’nin yetkili ve ortak olduğu 02.10.2009-16.10.2009 tarihleri arasında düzenlendiği iddia olunan faturaları kullanan şahıs ve şirket yetkilileri dinlenerek faturaları kimden, hangi ticari ilişkiye dayanarak aldıkları konusunda beyanlarının alınması, gerektiğinde faturalar üzerindeki yazı ve imzaların sanık …’nin eli ürünü olup olmadığı konusunda bilirkişi raporu da aldırıldıktan sonra toplanan tüm delillere göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
2-Kabule göre de;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.11.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.