Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2016/11035 E. 2016/7156 K. 24.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/11035
KARAR NO : 2016/7156
KARAR TARİHİ : 24.10.2016

Resmi belgede sahtecilik suçundan sanık … hakkında yapılan duruşma sonunda mahkumiyetine ilişkin … 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 28.06.2012 gün ve 2008/159 Esas, 2012/297 Karar sayılı hükmün temyiz incelemesi sonucunda onanmasına dair Dairemizin 29.02.2016 gün ve 2014/5947-2016/1703 Esas-Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 28.09.2016 gün ve KD-2016/306699 sayılı yazısı ile sanık lehine itirazda bulunulması üzerine dosya yeniden okunarak incelendi: İtiraz nedenlerinin yerinde olduğu anlaşılmakla, itirazın kabulüne, Dairemizin 29.02.2016 gün ve 2014/5947-2016/1703 Esas-Karar sayılı “Onama” kararının kaldırılmasına karar verilip gereği görüşüldü:
Sanığın, şikayetçi … adına oluşturulan sahte nüfus cüzdanı talep belgesi ile nüfus müdürlüğünden sahte nüfus cüzdanı alıp …1. Noterliğinden bu isme sahte vekaletname düzenlettirmek biçiminde gerçekleşen eylemlerinin, zincirleme şekilde kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu ve lehe olan 5237 sayılı Yasanın 204/1-3, 43. maddeleri uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama ile eksik ceza tayini isabetsizliği karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK’nun 7/2. maddesine göre, “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” 5237 sayılı TCK’nun 7/3. maddesine göre ise, hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverme ve tekerrür ile ilgili olanlar hariç, infaz rejimine ilişkin hükümler derhal uygulanır. Bu kurallara aykırı olarak suç tarihinde yürürlükte olmayan, infaz rejimi ile ilgili bulunan ve sanık aleyhine sonuç doğuran 5237 sayılı TCK’nun 58. maddesinin 6. fıkrası gereğince sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Yasa’nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi
mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından “TCK’nun 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım” çıkartılarak eleştiri dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.