YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/11087
KARAR NO : 2016/7948
KARAR TARİHİ : 30.11.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan, iftira
HÜKÜM : Asıl karar: Mahkumiyet
5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 311. maddesi hükmüne göre, eski hale getirme istemiyle birlikte temyiz talebinde de bulunulması halinde, inceleme merciinin Yargıtay’ın ilgili dairesi olduğu ve sanığın eski hale getirme istemiyle birlikte temyiz talebinde de bulunduğu anlaşıldığından hukuken geçersiz olan temyiz talebinin reddine dair ek karar kaldırılarak, sanığın yokluğunda verilen kararın 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca 24.04.2015 tarihinde yapılan tebliğ işleminin daha önce adli mercilerce bu adrese yapılan tebligatın bulunmaması nedeniyle usulüne uygun olmaması sebebiyle sanığın yaptığı eski hale getirme isteği yerinde görülmekle, temyizin süresinde bulunduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
1-Sanığın iftira suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA,
2-Sanığın resmi belgede sahtecilik ve resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
a)Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 gün ve 232-250 sayılı, 09.10.2012 gün 2011/8-335 Esas 2012/1804 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, belgelerde sahtecilik suçlarında, belgenin nesnel olarak aldatıcılık yeteneğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatma yeteneğinin varlığını göstermeyeceği cihetle; suça konu … adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanı aslı araştırılıp bulunması halinde, belge aslı duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, aldatıcı nitelikte olup olmadığının kararda tartışılması, denetime olanak verecek şekilde belge aslının dosya içine konulması, aslının bulunamaması veya aldatıcı niteliğinin olmaması durumunda ise sanık hakkında üzerine atılı suçtan beraat hükmü verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,
b-Sanığın, işlediği suç nedeniyle yakalandığında kendisi hakkında soruşturma yapılmasını engellemek amacıyla kimliğini … olarak bildirerek, bu kimlik bilgileriyle kollukta, savcılıkta ve mahkeme huzurunda ifadesinin alındığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla; eylemin, bildirdiği kimlik bilgilerinin gerçekte var olan bir kişiye ait olması durumunda 5237 sayılı TC’.nın 268/1. maddesi yollamasıyla, 267/1. maddesindeki “iftira” suçunu, gerçekte var olmayan kişiye ait olduğunun saptanması halinde ise, aynı Yasanın 206. maddesindeki “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçunu oluşturacağı nazara alınıp, olayda da sanığın kardeşi olan …’ın gerçek kişi olduğu cihetle sanık hakkında iftira suçundan hüküm kurulduğu gözetilmeden unsurları itibariyle oluşmayan yalan beyan suçundan da ayrıca mahkûmiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.11.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.