YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/11203
KARAR NO : 2016/7166
KARAR TARİHİ : 24.10.2016
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜM : Mahkumiyet
1- Olay günü kolluk görevlileri tarafından durumundan şüphelenilerek durdurulan ve bu esnada elinde bulunan esrar maddesini dışarı atan sanığın kendisini “…” olarak tanıtıp bu kimlik bilgilerine göre hakkında yakalama tutanağı düzenlenmesine sebebiyet verdiği ve parmak izi incelemesi sonucu gerçek kimlik bilgilerinin ortaya çıktığı olayda; sanığın beyan ettiği kimlik bilgilerinin gerçek bir kişiye ait olduğunun anlaşılması karşısında, eyleminin 5237 sayılı TCY’nın 268/1. maddesi yollamasıyla, 267/1. maddesindeki “iftira” suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek hüküm kurulması,
2- Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 24.10.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.