Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2016/3569 E. 2016/7287 K. 31.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/3569
KARAR NO : 2016/7287
KARAR TARİHİ : 31.10.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet
HÜKÜM : Sanık … hakkında: Mahkumiyet Sanık … hakkında 2010 yılında sahte fatura düzenlemek suçundan: Beraat 2011 yılında sahte fatura düzenlemek ve 2012 yılında defter ve belgeleri ibraz etmemek suçundan: Mahkumiyet

Sanık … hakkında yürütülen soruşturmada, …C. Başsavcılığı’nın 02.01.2013 tarih, 2012/85414 soruşturma sayılı kararı ile 2012 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair verilen karara yapılan itirazın … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.06.2013 tarih, 2013/197 D. İş sayılı kararı ile reddedildiğinin anlaşılması karşısında, sanık … hakkında “2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek” suçlarından kamu davası açıldığı kabul edilerek yapılan incelemede:
I- Sanık … hakkında “2011 takvim yılında sahte fatura düzenlemek” ve “defter ve belgeleri ibraz etmemek” suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine karşı sanık …’ın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın, yokluğunda verilen ve 04.12.2013 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmü 1412 sayılı CMUK’nun 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süresinden sonra 20.01.2014 tarihli dilekçe ile temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında; eski hale getirme talebi ile buna bağlı olarak vaki temyiz isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II- Sanık … hakkında “2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek” suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine karşı sanık …’ın, sanık … hakkında “2010 takvim yılında sahte fatura düzenlemek” suçundan kurulan beraat hükmüne karşı katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
1- Sanık … hakkında 2011 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, dosya arasında bulunan vergi suçu raporu ve ekindeki belge içeriklerinden, sanığın mükellef şirketteki hisselerinin tamamını 31.12.2010 tarihinde devrettiği ve bu tarihten itibaren şirket müdürlük yetkisi iptal edilip şirketle ilgili herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Sanık … hakkında 2010 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, 213 sayılı Yasanın 367. maddesi uyarınca dava şartı olan 05.06.2012 tarihli mütalaanın “2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek” suçlarına ilişkin olduğu cihetle; yargılama koşulu olan mütalaa bulunmadığından durma kararı verilip ilgili vergi dairesinden ”2010 takvim yılında sahte fatura düzenlemek” suçundan mütalaa verilip verilmeyeceğinin sorulup, verilmeyeceğinin anlaşılması durumunda davanın düşürülmesine karar verilmesi gerekeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, yasaya aykırı,
3- Sanık … hakkında 2010 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, sanığın sigortalı bir işte çalışabilmek için bir kısım belgeleri imzaladığını, adına kurulan şirketlerle herhangi bir ilgisinin bulunmadığını ve herhangi bir fatura düzenlemediğini savunması, sahte fatura düzenleme suçunda suçun maddi konusunun fatura olması ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 227. maddesinin 3. fıkrasındaki ”Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanun’un Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından, hiç düzenlenmemiş sayılır” şeklindeki düzenlemeye göre de faturaların Vergi Usul Kanunu’nun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek bir biçimde belirlenebilmesi için; anılan yıla ait fatura asıllarından yeter sayıda temin edilip dosya arasına konulmasından sonra incelenerek, Kanunda öngörülen şekil şartlarını taşıyıp taşımadığının tespit edilmesi, faturaları kullanan firmalar hakkında düzenlenen vergi tekniği raporları aslı veya onaylı örnekleri getirtilip suça konu faturaları kullanan şirket yetkilileri dinlenerek faturaları kimden, hangi ticari ilişkiye dayanarak aldıkları konusunda beyanlarının alınması, gerektiğinde faturalar üzerindeki el yazısı ve imzaların sanığın eli ürünü olup olmadığı konusunda bilirkişi raporu aldırılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
4- Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 31.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.