Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2016/4707 E. 2017/7322 K. 31.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/4707
KARAR NO : 2017/7322
KARAR TARİHİ : 31.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa Muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet

1-2006 takvim yılında sahte fatura düzenlediği iddiasıyla açılan kamu davasında ….Tekstil San. ve Ticaret Ltd. Şti. yetkili temsilcisi olarak görünen sanığın, söz konusu şirket ile bir ilgisinin olmadığını, mali durumunun şirket kurabilecek kapasitede olmadığını, bir takım kişilerin işe başlayacağını söyleyerek kendisini notere götürdüklerini ve orada bir takım belgelere imza attığını beyan ederek suçlamayı kabul etmemesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması bakımından, suça konu faturalar üzerindeki yazı, rakam ve imzaların sanığın eli ürünü olup olmadığının tespit edilmesi, beyannamelerin vergi dairesine kim tarafından ibraz edildiğinin ilgili vergi dairesinden sorulması, söz konusu sahte faturaları kullanan şirket yetkilileri dinlenilerek sanıkla ticari faaliyette bulunup bulunmadıklarının ve faturalara konu mallar ile suç konusu faturaları sanıktan alıp almadıklarının tespit edilmesi, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı biçimde hüküm kurulması,
2-Kabul ve uygulamaya göre;
a)Aynı takvim yılı içinde birden fazla sahte fatura kullanmak eyleminin zincirleme suç oluşturduğunun gözetilmemesi,
b)5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasındaki yazılı hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanığın sonuç ceza yönünden kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 31.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.