YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/5064
KARAR NO : 2018/1768
KARAR TARİHİ : 28.02.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1)Faturaların KDV indiriminde kullanılmış olmaları nedeniyle, “21.01.2007” olan suç tarihinin, gerekçeli karar başlığında “2006” şeklinde yanlış yazılması,
2)5237 sayılı TCK’nın 43/1. maddesinde suçun zincirleme şekilde işlenmesi halinde cezanın 1/4’ten 3/4’üne kadar artırılabileceği öngörülmüş olup, sanıklar hakkında zincirleme suç nedeniyle cezanın 1/6 oranında artırılması suretiyle eksik ceza tayini,
Sanıklar … ve …’ün adli sicil kayıtlarında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların kesinleşme tarihlerinin, temyiz konusu suç tarihinden sonra olduğu gözetilmeksizin, hükümlerin açıklanması hususunda ihbarda bulunulmasına karar verilmesi,
3)2006 takvim yılında sahte fatura kullanmak suçu neticesinde oluşan herhangi bir somut maddi zarar bulunup bulunmadığı, bulunması halinde zararın giderilip giderilmediği katılan kurumdan sorulmadan, engel sabıkası bulunmayan sanıklar hakkında “müşteki kurumun zararının karşılanmadığı” şeklindeki gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
4)Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanıklar hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 53/3. maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından aynı maddenin 1. fıkrasının c bendindeki hak yoksunluğunun uygulanamayacağının, diğer kişiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aleyhe temyiz olmadığından CMUK’nın 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakların saklı tutulmasına, 28.02.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.