Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2016/5469 E. 2016/6921 K. 12.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/5469
KARAR NO : 2016/6921
KARAR TARİHİ : 12.10.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa Muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet

I- Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılan kurum vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya içerisinde örneği bulunan …Vergi Dairesi Başkanlığı Denetim Grup Müdürlüğü’nün 11.02.2009 tarih B.07.1.GİB.4.34.40.01./R2-10-605 sayılı mütalaasının sanık … ile ilgili olduğu, sanık … hakkında düzenlenen ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 367. maddesine göre dava şartı olan Vergi Dairesi Başkanlığı mütalaasının bulunmadığı gözetilerek, varsa getirtilip dosya içerisine konulmadan, yoksa Vergi Dairesi Başkanlığından mütalaa alınmadan davaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
II- Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılan kurum vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
1) Sahte fatura düzenleme suçunda suçun maddi konusunun fatura olması, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227. maddesinin 3. fıkrasındaki ”Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanunun Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır” şeklindeki düzenlemeye göre de faturaların Vergi Usul Kanununun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesi karşısında, dosya içine faturaların konulmadığı görülmekle, suça konu faturaları kullanan şirketlerden 2004-2005-2006 takvim yıllarına ait faturalar veya onaylı suretlerinden kanaat oluşturacak miktarda temin edilip, incelenerek kanunda öngörülen şekil şartlarını taşıyıp taşımadığının tespit edilmesi; sonrasında toplanan tüm delillere göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi yerine eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Kabule göre de;
a) Dosyada örneği bulunan 29.09.2004 tarih 6146 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nin 711. sayfasındaki ilana göre sanığın ……şirketinin müdürü olarak seçilip on yıl süreyle diğer sanıkla birlikte müşterek imzalarıyla şirketi temsile yetkili olduğu, 27.10.2005 tarih 6420 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nin 325. sayfasındaki ilana göre de sanığın ……şirketinin müdürü olarak seçilip on yıl süreyle münferit imzasıyla şirketi temsile yetkili olduğu, sonuç olarak sanığın 2004-2005-2006 yıllarında şirketi temsile yetkili olduğu gözetilerek suçun sübutu ve her takvim dönemine ilişkin farklı tarihlerde düzenlenmiş birden fazla sahte faturanın varlığı halinde sanığın 2004-2005-2006 takvim dönemi sebebiyle üç kez VUK 359/b-1, 43. maddeleri uyarınca cezalandırılması gerekeceği gözetilmeden sanığın şirketi temsile yetkili olduğu dönemlere ilişkin hatalı tespit ve eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Mükerrir olan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nun 58. maddesinin uygulanmaması yasaya aykırı,
c) 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin ve katılan kurum vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sanık … hakkında kurulan hükmün bu sebeplerle, sanık … hakkında kurulan hükmün sair yönleri incelenmeksizin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.