Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2016/5583 E. 2016/7637 K. 17.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/5583
KARAR NO : 2016/7637
KARAR TARİHİ : 17.11.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet

1- …Ltd. Şti. ortakları ve yetkilileri olan sanıkların ilgili takvim yıllarında sahte fatura düzenledikleri iddiasıyla açılan kamu davasında, sanıkların savunmalarında şirketle bir ilgilerinin bulunmadığını, … isimli şahsın, işe girecekleri ve sigortalı olacaklarından bahisle notere götürüp belge imzalattığını savunmaları, sahte fatura düzenleme suçunda suçun maddi konusunun fatura olması, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 227. maddesinin 3. fıkrasındaki ”Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanun’un Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından, hiç düzenlenmemiş sayılır” şeklindeki düzenlemeye göre de faturaların Vergi Usul Kanunu’nun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek bir biçimde belirlenebilmesi için; öncelikle suça konu faturalardan birkaçının asılları veya onaylı suretleri getirtilip incelenerek, kanunda öngörülen şekil şartlarını taşıyıp taşımadıklarının tespit edilmesinden sonra, faturaları kullanan firmalar hakkında düzenlenen varsa vergi raporlarının, karşıt inceleme tutanaklarının aslı veya onaylı örnekleri getirtilerek, bu firmalar ve şahıslar hakkında sahte fatura kullanmak suçundan dava açılıp açılmadığı, açılmışsa dava dosyaları celp edilip özetinin duruşma tutanağına geçirilip, bu davayı ilgilendiren ve sahteliği belirleyen delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi, suça konu faturaları kullanan şirket yetkililerinin faturaları kimden, hangi ticari ilişkiye dayanarak aldıklarının sorulması, sanıkların şirket kuruluşu için …’a vekaletname verip vermediklerinin araştırılıp, gerektiğinde şirket adına düzenlenen belgelerdeki sanıklara atfen atılan imzalar ile faturalar üzerindeki imzaların sanıklar ve … eli ürünü olup olmadığı konusunda imza incelemesi yapılarak sonucuna göre, sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, yasaya aykırı,
2- Kabule göre;
5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.11.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.