YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/6245
KARAR NO : 2019/438
KARAR TARİHİ : 15.01.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
Vergi inceleme raporunda 2010 hesap dönemine ait yasal defterlerin tasdik bilgilerine rastlanmadığı belirtilmiş ise de;…. adlı matbaadan A 21251-21500 seri numaralı 5 cilt faturanın teslim alındığı ve faturaları kullanan mükelleflerin verdiği Ba formları dikkate alındığında, sanık tarafından düzenlenen faturaların varlığının sabit olduğunun anlaşılması; sanığın,…. Gelir İdaresi Başkanlığı’na yazmış olduğu ve dosya içindeki 06/11/2013 havale tarihli dilekçede ibrazı istenilen defter ve belgelerin kaybolduğunu belirtmesi karşısında, tebliğnamedeki (bir) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılama sonucu, toplanan deliller gerekçeli kararda gösterilip tartışılarak; yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa uygun şekilde vasfı tayin, temel cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde aşağıda belirtilenler dışında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak:
1-Defter ve belgelerin ibrazına ilişkin istem yazısının 16.01.2013 tarihinde tebliğ edilmesinden itibaren 15 günlük sürenin bitimi olan 01.02.2013 tarihinin, yüklenen suçun işlendiği tarih olduğu gözetilmeden, gerekçeli kararda suç tarihinin “2013” olarak eksik gösterilmesi,
2-Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarihli ve 2008/250-13 sayılı kararında açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesinin 6. fıkrasının (c) bendinde yer verilen zarar kavramının, kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenebilir, ölçülebilir maddi zararlara ilişkin olduğu, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, zarar koşulunun ancak zarar suçlarında dikkate alınması gereken bir unsur olduğu; bir tehlike suçu olan defter ve belge ibraz etmeme suçunda sözü edilen maddenin aradığı anlamda somut bir zarardan söz edilemeyeceği gözetilmeden; suç tarihinde engel mahkûmiyeti bulunmayan ve verilen hapis cezası ertelenen sanık hakkında, ertelemeden önce, yasanın aradığı objektif ve subjektif şartlar tartışılmadan, “Kurum zararı giderilmediği” gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3-TCK’nin 51/3. maddesi uyarınca erteleme halinde, belirlenecek denetim süresinin alt sınırının, mahkûm olunan hapis cezası süresinden az olamayacağının ve uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, TCK’nin 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 15/01/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.