YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/6663
KARAR NO : 2016/7521
KARAR TARİHİ : 14.11.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa Muhalefet
HÜKÜM : Sanık … hakkında 2006 takvim yılında işlenen suç hakkında mahkumiyet 2007-2008 suç tarihli davada beraat Sanık … hakkında beraat
I-Sanıklar hakkında “2007 ve 2008 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek” suçlarından kurulan beraat hükümlerine karşı katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı mahkemece dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
II- Sanık … hakkında “2006 takvim yılında sahte fatura düzenlemek” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne karşı sanık …’ın, sanık … hakkında “2005 ve 2006 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek” suçlarından kurulan beraat hükmüne karşı katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
1- Sanık …’ın sigortalı bir işte çalışabilmek için bir kısım belgeleri imzaladığını, şirketin işleri ile diğer sanık … ve … isimli kişinin ilgilendiğini, …’a noterden vekalet verdiğini, sahte fatura düzenlemediğini savunması, diğer sanık …’nin ise şirketin işleri ile diğer sanık …’ın ilgilendiğini, sahte fatura düzenlemediğini savunması, “sahte fatura düzenlemek” suçunun oluşabilmesi için sahte faturaların 213 sayılı VUK’nun 230. maddesinde sayılan zorunlu unsurları taşıması gerektiği aksi takdirde ilgili Kanunun 227/3. maddesine göre hiç düzenlenmemiş sayılacağı ve suça konu faturaların asılları veya onaylı örneklerinin dosya içerisinde bulunmaması karşısında; sahte fatura düzenleme suçunda suç tarihinin düzenlenen son fatura tarihi olduğu cihetle, 2005 takvim yılında düzenlendiği iddia olunan sahte faturanın dava zamanaşımı yönünden önemli olduğu da nazara alınarak gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek bir biçimde belirlenebilmesi bakımından, 2005 ve 2006 yıllarına ait fatura asılları veya onaylı örneklerinden yeter sayıda temin edilip dosya arasına konulmasından sonra incelenerek, kanunda öngörülen şekil şartlarını taşıyıp taşımadığının tespit edilmesi, …’ın tanık sıfatıyla dinlenmesi, faturaları kullanan firmalar hakkında düzenlenen vergi raporlarının aslı veya onaylı örnekleri getirtilip suça konu faturaları kullanan şirket yetkilileri dinlenerek faturaları kimden, hangi ticari ilişkiye dayanarak aldıkları konusunda beyanlarının alınması, gerektiğinde faturalar üzerindeki el yazısı ve imzaların sanıkların eli ürünü olup olmadığı konusunda bilirkişi raporu aldırılıp sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2- 5237 sayılı TCK’nun 43. maddesine göre “bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi” halinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği; somut olayda aynı takvim yılı içinde farklı tarihlerde birden fazla sahte fatura düzenlendiğinin kabul edilmesi karşısında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması yasaya aykırı,
3- 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık … yönünden ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 14.11.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.