YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/7117
KARAR NO : 2019/3731
KARAR TARİHİ : 10.04.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa Muhalefet
HÜKÜM : Sanıklar hakkında 2011 takvim yılında sahte fatura düzenlemek ve kullanmak suçlarından: Mahkumiyet
1-Sanıklar hakkında 2011 takvim yılında sahte fatura düzenlemek ve kullanmak suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıkların temyiz itirazlarının incelenmesinde;
“Sahte fatura kullanma” ve “sahte fatura düzenleme” suçları birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olup biri diğerinin unsuru olmadığı gibi her iki suçun birbirine dönüşmeyeceği, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 04/04/2013 tarihli 2013/7290 Esas sayılı iddianamesi ile sanıklar hakkında hem sahte fatura düzenleme hem de sahte fatura kullanma suçlarından kamu davası açılmasına karşın; her iki eylemi kapsayacak şekilde tek bir mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, …… sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklara yüklenen suçların sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, temel cezayı artıran ve azaltan nedenlerin nitelik ve dereceleri takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştirilen hususlar dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında 2012 takvim yılında sahte fatura düzenlemek ve kullanmak suçlarından verilen beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın 2012 takvim yılında sahte fatura düzenlediği ve kullandığı iddia edilen kamu davasında sanığın suçlamaları kabul etmediği ancak dosya arasında mevcut vergi tekniği raporunda ba/bs karşılaştırmasında mükellefin terkin tarihinden sonra toplam değeri 1.060.380 TL olan 115 fatura düzenlediğinin tespit edildiği anlaşılmakla gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından 2012 takvim yılında mükellefçe düzenlenen faturaları kullanan kişi veya şirketler vergi dairesinden sorularak bunlar hakkında karşıt inceleme yapılıp yapılmadığı araştırılıp, yapılmış ise haklarında düzenlenen vergi inceleme ve sair raporların onaylı suretleri getirtilerek incelenmesi, düzenlenen faturalara ulaşılması halinde kanaat oluşturacak sayıda asıl veya onaylı örneklerinin dosya arasına alınması, yetkililer hakkında sahte fatura kullanmaktan kamu davası açılıp açılmadığının sorulması, açıldığının tespiti halinde dava dosyasına intikali sağlanarak ayrıntılı özetinin tutanağa geçirilmesi ve bu davayı ilgilendiren bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin alınarak dosyaya konulması, faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişiler dinlenerek sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları sorularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de: “Sahte fatura kullanma” ve “sahte fatura düzenleme” suçları birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olup biri diğerinin unsuru olmadığı gibi her iki suçun birbirine dönüşemeyeceği, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 04/04/2013 tarihli 2013/7290 Esas sayılı iddianamesi ile sanıklar hakkında hem sahte fatura düzenleme hem de sahte fatura kullanma suçlarından kamu davası açılmasına karşın; her iki eylemi kapsayacak şekilde tek bir mahkumiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10/04/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.