Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2016/8096 E. 2016/7641 K. 17.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/8096
KARAR NO : 2016/7641
KARAR TARİHİ : 17.11.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Suçtan zarar gören şikayetçi vekilinin duruşmada katılma isteminde bulunmuş olması karşısında, bu isteklerinin karara bağlanmadığının anlaşılmasına göre; şikayetçinin 5271 sayılı CMK’nun 260/1. maddesi gereğince yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu kabul edilip aynı Yasanın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılan vekilinin de katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede; gerekçeli karar başlığında 12/02/2010 olarak yanlış gösterilen suç tarihinin 30.11.2005 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
1-Ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.03.1992 gün ve 80/98 sayılı kararında da belirtildiği üzere, belgede sahtecilik suçlarında önceden verilen rıza üzerine borçlu yerine onun imzasının atılmasında zarar verme bilinç ve iradesi ile hareket edilmediğinden suç kastından söz edilemeyeceği cihetle; sanık …’nin eşi olan diğer sanık …’nın rıza ve bilgisi dahilinde suça konu çeki imzaladığının iddia edilmesi, sanıkların savunmalarında bu hususu doğrulamaları, mahkemenin de gerekçe kısmında “çek sahibi sanık …’nın bilgisi ve izni tahtında çek keşide etmeye yetkisi olmayan Fehmi tarafından imzalanarak resmi belgeden sayılan çekin oluşturulduğu” demek suretiyle kabulünün bu yönde olduğu anlaşılmakla; yasal unsurları itibariyle oluşmayan suçtan sanıkların beraati yerine mahkumiyetlerine hükmolunması,
2- Kabule göre;
a- Kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen bütün unsurlarını taşıması gerekli olup Yargıtay İBK’nun 14.12.1992 tarih ve 1/5 sayılı kararında da açıklandığı üzere; kambiyo senetlerinde bulunması zorunlu olan keşide yerinin bir duraksamaya meydan vermeyecek biçimde açık ve anlaşılır olması gerekmektedir. Suça konu çekin dosya içerisinde bulunan fotokopisi incelendiğinde keşide yeri bölümünün boş olduğunun anlaşılması karşısında, eylemin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
b- Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 3. fıkrası gereğince aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.