Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2016/8740 E. 2019/1646 K. 19.02.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/8740
KARAR NO : 2019/1646
KARAR TARİHİ : 19.02.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet

1-Sanığın, şirket işleri ile fiilen … ve … isimli kişilerin ilgilendiğini, hiç bir faturada imzasının bulunmadığını, bu duruma muhasebecileri … Kakilioğlu’nun tanık olduğunu, sahte fatura kullanma suçunu işlemediğini savunması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti için;
a) Suça konu olan faturaları düzenleyen … Orman Ürünleri San. Tic. Ltd. Şirketinin yetkilileri hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması; dava açılmış ise, dosyanın getirtilerek incelenmesi,
b) Faturaları düzenleyen şirket yetkililerinin CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi; kendilerinden, sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kime verdiklerinin, sanığı tanıyıp tanımadıklarının sorulması,
c) Sanığın savunmasında geçen … , … ve … isimli kişilerin çekinme hakları hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenilmeleri, şirketi fiilen idare edenin kim olduğunun kendilerinden sorulması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
a)Aynı takvim yılına ait birden fazla fatura kullanılması halinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği dikkate alınarak, sanık hakkında TCK.’nin 43. maddesinin 1. fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından sanığın ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 19.02.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.