YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/9955
KARAR NO : 2016/7843
KARAR TARİHİ : 24.11.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa Muhalefet
HÜKÜM : Sanık … hakkında 2005 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan mahkumiyet
Sanık …’nin 2005 yılında sahte fatura düzenlemek suçundan beraat 2006-2007-2008 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek ve defter belgeleri ibraz etmemek suçlarından mahkumiyetine
1- Sanık … hakkında defter belge ibraz etmeme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık …’nin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nun 5728 sayılı Yasa ile değişik 231/5. maddesi uyarınca mahkemece hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmektedir. İncelenen dosyada, defter ve belgeleri ibraz etmeme suçu neticesinde oluşan herhangi bir somut maddi zarar bulunmadığı cihetle, sabıkası bulunmayan ve hükmolunan cezası ertelenen sanık hakkında zarar giderilmediğinden bahisle yasal olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına hükmedilmesi,
2-Sanık … hakkında 2005,2006,2007,2008 takvim yıllarında, sanık … hakkında ise 2005 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan verilen hükümlere yönelik sanık … müdafii, sanık … ve katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sahte fatura düzenleme ve kullanma suçunda suçun maddi konusunun fatura olması ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 227. maddesinin 3. fıkrasındaki ”Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanun’un Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır” şeklindeki düzenlemeye göre faturaların Vergi Usul Kanunu’nun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesi karşısında, 2005, 2006, 2007, 2008 yıllarına ait fatura ayrıntılarının Vergi Dairesi’nden sorularak kanaat oluşturacak sayıda fatura aslı ya da onaylı suretinin istenerek, 2005, 2006, 2007, 2008 yıllarında düzenlenen en son fatura tarihleri ve her takvim yılı içerisinde düzenlenen sahte fatura sayısı da belirlenip; maddi gerçeğin, zincirleme suç hükümlerinin, lehe yasanın ve zamanaşımı süresinin kuşkuya yer vermeyecek biçimde tespiti bakımından dosya arasında bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi, vergi tekniği ve kaçakçılık suçu raporlarında bahsedilen suça konu faturaların, gerçek alım-satım karşılığı düzenlenip düzenlenmediğinin belirlenmesi bakımından, mal ve para akışını gösteren taşıma ve sevk irsaliyeleri, teslim-tesellüm belgeleri, bedellerinin ödendiğine dair ticari teamüle uygun kanıtlama yeteneği olan banka hesapları ve kasa mevcudu ile uyumlu geçerli belgeler olup olmadığı şirketin 2005, 2006, 2007, 2008 takvim yılları içerisinde düzenlediği faturalarla uyumlu yeterli mal girişi ile üretiminin bulunup bulunmadığı, iş yeri koşullarının, işçi sayısının,üretime ilişkin makine ve araçlarının, vergi beyannamelerinin miktarı ve aylara göre değişim oranının, şirketin beyan ettiği vergiye esas potansiyeli ve şirketin faaliyeti alanı ile uyumlu olup olmadığı ve faturaları kullananlar hakkında karşıt inceleme yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa düzenlenen raporlar, açılmışsa dava dosyaları getirilip incelenerek özeti duruşma tutanağa geçirilip bu dosyayı ilgilendirilen delilerin onaylı örnekleri dosyaya aktarılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
3)Kabule göre ise;
a)Gelir İdaresi Başkanlığı mütalaası, iddianame ve mahkeme kabulünün “sahte fatura düzenlemek” suçu olduğu halde gerekçe ve hükümde “muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlemek” suçundan da sözedilmek suretiyle hükmün karıştırılması,
b-Sanık … hakkında 2005 takvim yılında, sanık … hakkında ise 2006,2007, takvim yılarında sahte fatura düzenlemek suçlarından kurulan hükümlerde mahkum olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasındaki yazılı hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliği ile sanık … hakkında 2008 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan kurulan hükümde, 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii, sanık … ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.