Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2017/10163 E. 2021/5731 K. 21.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/10163
KARAR NO : 2021/5731
KARAR TARİHİ : 21.06.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura kullanma, defter ve belge gizleme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Katılan vekilinin temyiz dilekçesinin içeriği itibarıyla temyiz isteminin, sanık hakkında “sahte fatura kullanma” suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
I-Sanık hakkında “defter ve belge gizleme” suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafinin temyiz isteminin incelenmesinde:
213 sayılı VUK’nin 139. maddesine göre; “vergi incelemeleri, esas itibarıyla incelemeye tabi olanın iş yerinde yapılır. İş yerinin müsait olmaması, ölüm, işin terk edilmesi gibi zaruri sebeplerle incelemenin iş yerinde yapılması imkansız olur veya mükellef ve vergi sorumluları isterlerse inceleme dairede yapılabilir.” düzenlemesi karşısında; iş yeri faal olan mükelleflere, defter ve belgelerin vergi dairesine getirilmesi için yapılan tebligatlar hukuki sonuç doğurmayacağından gizleme suçunun unsurlarının oluşmayacağı, ancak ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 23/11/1999 tarihli 1999/11-273 Esas ve 1999/288 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, defter ve belgelerin çalındığı, kaybolduğu, bulunamadığı ileri sürülerek ibrazından kaçınılması halinde, VUK’nin 139. maddesinde yazılı hususlarla usulüne uygun tebligatın aranmayacağı anlaşılmakla; sanığın vergi incelemesi sırasında alınan ifadesinde, ibrazı talep edilen faturaları kaybettiğini beyan etmesi karşısında, CMK’nin 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kuran Mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışılarak değerlendirildiği, fiilin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı, incelenen dosyaya göre kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış, sanık müdafinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan hükmün ONANMASINA,
II-Sanık hakkında “2010, 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura kullanma” suçlarından kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafi ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde:
Mimarsinan Vergi Dairesi Müdürlüğü‘nün 174 029 9036 vergi kimlik numaralı mükellefi … Otel Ltd. Şti.’nin yetkilisi olan sanığın, “2010, 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura kullanma“ suçlarını işlediğinin iddia ve kabul olunduğu olayda; aşamalarda alınan savunmalarında faturaların gerçek alışverişlere dayandığını beyan ederek suçlamaları kabul etmemesi karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından;
1-2010 takvim yılına ait sahte faturaları düzenlediği iddia olunan …, … ve … Ltd. Şti. isimli mükellefler hakkında tanzim edilen vergi tekniği raporlarının dosyaya getirtilmesi ile bu mükellefler/şirket yetkilileri haklarında “2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme“ suçundan kamu davası açılıp açılmadığının araştırılması, açıldığının tespiti halinde dava dosyaları getirtilip incelenerek bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesi,
2-Kabule göre de;
a)Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 17/02/2014 tarihli 2014/5322 Soruşturma ve 2014/2038 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında “2010, 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura kullanma“ suçlarından kamu davası açılmış ise de; …‘nın 11/02/2014 tarihli ve 2014/RDK-2/M-3 sayılı komisyon mütalaası ile sanık hakkında yalnızca “2010 takvim yılında sahte fatura kullanma” suçundan mütalaa verildiği, “2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura kullanma” suçlarından verilmiş bir mütalaa bulunmadığı tespit edilmekle; sanık hakkında “2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura kullanma“ suçlarına ilişkin olarak, 213 sayılı VUK’nin 367. maddesi gereğince dava şartı olan mütalaanın verilip verilmeyeceği Vergi Dairesi Başkanlığı‘ndan sorularak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, yargılamaya devamla sanık hakkında bu takvim yıllarını da kapsayacak şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması,
b)Her takvim yılında işlenen “sahte fatura kullanma” eylemlerinin birbirlerinden ayrı ve bağımsız suçları oluşturduğu anlaşılmakla, her takvim yılı yönünden ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında hangi takvim yılına ilişkin olduğu da belirtilmeksizin tek hüküm kurulması,
c)Suça konu faturaların farklı beyanname dönemlerinde kullanılmış olmaları nedeniyle, sanık hakkında TCK‘nin 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması yasaya aykırı,
d)5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafi ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.