Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2017/10472 E. 2022/147 K. 11.01.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/10472
KARAR NO : 2022/147
KARAR TARİHİ : 11.01.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanunu’na aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

CMK’nin 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendiren mahkemenin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 276. maddesi ile değişik 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359/a-2. maddesindeki 1 yıldan 3 yıla kadar olan hapis cezasının alt sınırının, sonradan 03.07.2009 tarih ve 27277 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5904 sayılı Kanunun 23. maddesiyle “18 ay” olarak değiştirildiği gözetilmeden temel cezanın 1 yıl olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1)06.06.2012 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 05.06.2012 olarak yazılması,
2)Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Karşıyaka 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/415 Esas, 2012/24 Karar sayılı ilamında 213 sayılı Vergi Usul Kanuna’na aykırılık suçundan 10 ay hapis cezasına hükmedildiği, kısa süreli hapis cezasının TCK’nin 50/1-f maddesi gereğince 5 ay süreyle kamuya yararlı bir işte çalışma seçenek tedbirine çevrildiği, 5237 sayılı TCK’nin 58/2-a-b maddelerine göre sadece hapis veya adli para cezalarının tekerrüre esas alınabileceği ve TCK’nin 50/5. maddesi uyarınca da uygulamada asıl mahkumiyetin bu madde hükümlerine göre çevrilen adli para cezası veya tedbir olduğunun belirtildiği, bu itibarla söz konusu ilamdaki seçenek yaptırıma ilişkin mahkumiyet hükmünün tekerrüre esas alınamayacağı ve sanığın adli sicil kaydında bulunan diğer hükümlülüklerin de suç tarihinden sonra kesinleşmesi nedeniyle sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi yasaya aykırı,
3)5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, gerekçeli karar başlığının suç tarihi kısmındaki “05.06.2012” ibaresinin çıkarılarak yerine “06.06.2012” yazılması, hüküm fıkrasının 4. bendindeki “Sanığın 5237 sayılı TCK 53 madde ve fıkrasında sayılan hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına, bu yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki velayet vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmesine kadar diğer hakları yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar sürmesine” şeklindeki kısım çıkartılarak yerine “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ile oluşan duruma göre sanık hakkında TCK’nin 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi ve hüküm fıkrasının 5. bendinde yer alan “Sanığın Karşıyaka 5. ASCM’den verilmiş 2011/415 E. – 2012/24 K. sayılı ve 27/02/2012 tarihinde kesinleşmiş hapis cezası bulunduğundan 5237 sayılı TCK’nın 58/7 maddesi gereğince mükerirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin 58/8.maddesinde belirtilen şekilde uygulanmasına” şeklindeki kısmın tamamen çıkarılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.01.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.