Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2017/10856 E. 2021/10915 K. 25.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/10856
KARAR NO : 2021/10915
KARAR TARİHİ : 25.11.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenleme

Sanık hakkında “2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme“ suçundan açılan kamu davasında; 2009 yılında düzenlediği fatura tutarlarının düşük olması, beyannameleri ile bildirimlerinin uyumlu olması, işçi çalıştırması, mal alımında bulunduğunu bildirdiği mükellefler hakkında olumsuz tespitlerde bulunulmamış olması gibi hususlar nedeni ile mevcudiyeti ortaya konmayan faturaların sahteliğine ilişkin iddiaların teyit edilemediği bu nedenle 2009 yılına ilişkin sahte fatura düzenleme suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı; 2010 yılına ilişkin ise; karşıt inceleme yapılan iki mükellefe düzenlenen faturaların sahte belge olarak kabul edilmesine rağmen suretleri mevcut olan faturaların yasal şekil şartlarına uygun olmadığı, bu sebeple suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçeleriyle beraat kararı verilmiş ise de; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.11.2018 tarihli 2018/427 Esas ve 2018/517 Karar sayılı ilamı ile sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarında suça konu faturaların, 213 sayılı VUK‘nin 230. maddesine göre yalnızca unsurlarının tespiti amacıyla incelenmesinde zorunluluk bulunmadığının anlaşılması, sanığın savunmalarında da suçlamayı kabul etmediğini beyan etmesi, düzenlenen vergi tekniği raporuna göre; mükellef kurumun resen terk tarihinden sonra 2009/Eylül döneminden 2010/Eylül dönemine kadar olan süreçte meydana gelen üretim artışını tevsik edecek belgelere, yapılan araştırmalarda ulaşılamamış olması, mükellef kurum ve ortaklarına bildirilen adreslerde yapılan yoklamalarda ulaşılamamış olması, mükellef kurumun merkez işyeri olarak kullandığını beyan ettiği adresten başka bir depo, ardiye vb. müştemilatının olmaması ve söz konusu adresleri terk ettiğinin yapılan yoklamalarla anlaşılması ve bu adreslerde tanınmaması, bilinmemesi, yüksek miktarlarda Katma Değer Vergisi matrahı beyan etmesine karşılık beyannamelerinde ödenecek Katma Değer Vergisi çıkmaması, mükellef kurumun mal veya hizmet alışının bulunduğunu beyan ettiği mükelleflerin çoğunun sahte fatura düzenleyen firmalar olması veya sahte belge düzenleme iddiasıyla incelemeye sevk edilmesi, karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından;
1)İlgili vergi dairesinden 2009 yılında ve 2010 yılında düzenlenen fatura asılları temin edildikten sonra sanığa ve diğer şirket ortaklarına gösterilerek yazı ve imzaların kendilerine ait olup olmadığının sorulması, kendilerine ait olmadığını ve bir başka kişiye ait olduğunu söylemeleri halinde; ismi bildirilen kişilerin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile tanık olarak çağrılması, duruşmada çekinme hakkı hatırlatıldıktan sonra faturalar gösterilerek yazı ve imzaların kendilerine ait olup olmadığının sorulması,
2)Diğer şirket ortakları ve ismi bildirilen kişi ve ya kişilerin de faturalardaki yazı ve imzaların kendilerine ait olmadığını söylemeleri halinde sanık ve bu kişilerin temin edilecek yazı ve imza örnekleri ile faturalardaki yazı ve imzaların kime ait olduğu hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması,
3)Faturalardaki yazı ve imzaların sanığa, şirketin diğer ortaklarına ya da ismi bildirilen kişilere ait olmadığının anlaşılması halinde ise;
a)Faturaları kullandığı belirlenen mükellefler hakkında karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediğinin ilgili vergi dairesinden sorulması, düzenlenmiş ise onaylı örneklerinin getirtilmesi,
b)Aynı mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması, dava açılmış ise dosyalarının getirtilip incelenerek ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması,
c)Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları, sanığı tanıyıp tanımadıkları ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanığın bir iştiraki bulunup bulunmadığının sorulması, faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi yönünden mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyeleri, teslim tesellüm belgeleri, bedellerinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun kanıtlama yeteneği olan geçerli ödeme belgeleri ve satıcının kasasına ya da banka hesabına girip girmediğinin tespiti ile faturaları düzenleyen mükellefin yeterli üretimi, mal girişi ya da stoku olup olmadığı da araştırılıp faturaları kullanan şirketler ile sanıkların ticari defter ve belgeleri üzerinde gerekli görülmesi halinde bilirkişi incelemesi yaptırılması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile beraat hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 25.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.