YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/10961
KARAR NO : 2021/12688
KARAR TARİHİ : 16.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme
Defter ve belge isteme yazısının sanığa tebliğ edildiği 27.12.2011 tarihinden itibaren 15 günlük sürenin bitim tarihi olan 12.01.2012 tarihinin suç tarihi olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1)Defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçunun, varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretle sabit ve saklama mecburiyeti bulunan defter ve belgelerin vergi incelenmesine yetkili kimselere ibraz edilmemesi ile oluştuğu, 213 sayılı VUK’nin 253. maddesi uyarınca defter ve belgelerin ait olduğu yılı takip eden takvim yılından başlamak üzere 5 yıl süre ile saklama ve tekrar istendiğinden biraz edilme zorunluluğunun bulunduğu nazara alındığında; sanığın yetkilisi olduğu şirketin 2006 takvim yılı yasal defter ve belgelerini 27.12.2011 tarihinde yapılan tebligata rağmen süresinde ibraz etmediği gerekçesi ile 213 sayılı VUK’nin 359/2-a maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar veriliş ise de, 2006 takvim yılına ait yasal defter ve belgelerin 5 yıllık yasal saklama süresinin 31.12.2011 tarihi itibariyle sona erdiği, bu tarihten sonra sanığın saklama ve biraz etme yükümlülüğünün bulunmadığı gözetilerek unsurları oluşmayan suçtan sanığın beraati yerine, eksik inceleme ile mahkumiyetine hükmedilmesi,
2)Kabule göre de;
a)213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359/a-2. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılan sanık hakkında; düzenlenen vergi inceleme raporunda somut bir zarara yer verilmediği ve sanık hakkında soyut tehlike suçu niteliğinde bulunan “defter, kayıt ve belgeleri gizleme” eylemi nedeniyle CMK’nin 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanmasına engel oluşturabilecek somut bir zararın meydana geldiğinin kanıtlanamadığı gözetilmeden; hakkında takdiri indirim nedeni uygulanan ve hükmolunan hapis cezası “tekrar suç işlemeyeceği” kanaatiyle ertelenen sanık hakkında, CMK‘nin 231. maddesinin uygulanmasını kabul ettiği halde, zarar giderilmediğinden bahisle yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
b) Sanığın adli sicil kaydına göre 3 aydan fazla hapis cezasını gerektiren mahkûmiyet hükmü bulunması nedeniyle hakkında 5237 sayılı TCK’nin 51. maddesinde düzenlenen erteleme hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden hapis cezasının ertelenmesi,
c)5237 sayılı TCK’nin 51/7. maddesinde “hükümlünün deneme süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere hakimin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğinin” belirtilmesi karşısında, “denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlenilmesi halinde ertelenen cezasının tamamen infaz kurumunda çektirilmesine” karar verilerek infazın kısıtlanması,
d)Adli sicil kaydına göre, tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında TCK’nin 58. Maddesi hükümlerinin uygulanmaması , yasaya aykırı,
e)5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması yasaya aykırı,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine, 16.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.