YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/11544
KARAR NO : 2019/6304
KARAR TARİHİ : 17.09.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
1- Hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılan sanığın savunmasında; suça konu sahte çekleri sattığı ev karşılığında … isimli kişiden aldığını beyan etmesi ve çeklerin arka yüzünde birinci ciranta olarak “……” iş yeri ve…adı kullanılarak imza atıldığının anlaşılması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından, sanıktan daire alım satımına ilişkin varsa belgelerini dosyaya ibraz etmesinin istenmesi, tapu dairesinden de sanıkla … isimli kişi arasında herhangi bir taşınmaz alım satımı olup olmadığının sorulması, çeklerin arka yüzünde yer alan vergi numarasının, vergi dairesinden araştırılması ile … isimli kişinin kimlik bilgilerinin tespit edilmeye çalışılması ve sanığın savunmaları doğrultusunda ifadesinin alınması, gerekirse çeklerdeki imza ve yazıların tanığa aidiyeti hususunda da bilirkişi raporu aldırılmasından sonra, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a- 5237 sayılı TCK’nin 43. maddesi uyarınca; “bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi” durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup, suça konu belgelerin farklı zamanlarda düzenlendiğine ilişkin delil bulunmaması ve aynı zamanda ele geçmesi karşısında; zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı gözetilmeden temel cezanın artırılması,
b- 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.09.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.