Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2017/12943 E. 2017/4630 K. 15.06.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/12943
KARAR NO : 2017/4630
KARAR TARİHİ : 15.06.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

1-A… Ticaret Denizcilik ve Nakliyat Ltd. Şti.’nin ilk başta sanık ve müşteki tarafından müşterek imzalarıyla temsiline karar verildiği müştekinin 18.10.2000 tarihinde sanığa şirket adına vekaletname verdiği ancak müştekinin vermiş olduğu vekaleti 22.01.2001 tarih 1594 yevmiye numaralı azil işlemiyle geri aldığı ve sanığı vekaletten azlettiği, sanığın ise bu azilden en geç İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2003/309 Esas nolu dosyasında savunma yaptığı 26.10.2004 tarihinde öğrenmiş olmasına karşın, şirket adına İş Bankası Bostanlı Şubesinde açılmış olan çek hesabında üç farklı tarihte çek karnesi düzenlenmesini sağladığı, bunlardan iki tanesini teslim aldığı ve yine şirket tüzel kişiliği adına bastırılmış olan birden çok çeki imzalayarak bir bölümünü ayrıca 1. ciranta sıfatıyla da imzalayarak piyasaya sürdüğünün iddia ve kabul olunduğu olayda; suça konu çek asıllarının dosyada ve emanette bulunmaması karşısında, bahse konu çek asılları temin edilerek incelenmek suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ve denetime olanak verecek şekilde dosya içine konulması, unsurlarının tam olup olmadığı, aldatıcı niteliğinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi, şirkete ait çek karnelerinin azilnameye rağmen sanık tarafından 16.02.2005, 08.09.2005 ve 16.09.2005 tarihlerinde hangi suretle teslim alındığına ilişkin araştırma yapılması, düzenlendiği iddia olunan çeklerin ödemelerinin ne şekilde yapıldığının araştırılarak müştekinin söz konusu çeklerin düzenlenmesinde zımni veya açık muvafakatı olup olmadığı hususunun sorulması için duruşmaya çağrılarak beyanının alınması ve sanığın vekaletten azledildiğine ilişkin ihtarnameyi kendisinin iş yerinde olmadığı bir zamanda müştekinin kendisi yerine imza atarak teslim aldığına ilişkin beyanının doğruluğunun araştırılması ve toplanan tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
2-Kabule göre ise de;
a-Sanık hakkında hükmedilen Bandırma Asliye Ceza Mahkemesinin 29.01.2003 tarihli ve 1998/13 esas, 2001/1384 karar sayılı kararının 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesi gereğince tekerrüre esas olduğu kabul edilmesine rağmen, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 226. maddesi uyarınca sanığa ek savunma hakkı verilmeden, sanığın daha önce benzer eylemi nedeniyle yargılandığı İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2003/309 Esas sayılı dosyasında yaptığı savunmasında tekerrüre esas alınan ilamın adli sicil kaydında yer aldığı ve sanığın bu mahkumiyet kararının kendisine ait olmadığı konusunda herhangi bir savunma yapmamış olması nedeniyle adli sicil kaydı da okunmadan tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
b-5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.06.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.