Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2017/13577 E. 2018/9891 K. 04.12.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/13577
KARAR NO : 2018/9891
KARAR TARİHİ : 04.12.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

1- Sanıklar hakkında, müşteki …’ya ait çekleri tanzim edip kullanarak üzerilerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işledikleri iddiasıyla açılan kamu davasında; sanık …’nin aşamalardaki savunmalarında, … ile gayriresmi ortak olduklarını, …’nın kendisine boş çekler gönderdiğini, kendisinin de bu çekleri onun rızası ile doldurarak kullandığını, suça konu çekleri de aynı şekilde müştekinin gönderdiğini savunması ve sanık …’ün de diğer sanık tarafından kendisine bu şekilde verilen 8 adet çek olduğunu beyan etmesi ve sanıklar müdafii tarafından temyiz dilekçesine ek olarak benzer şekilde doldurulan ve ödenen çek fotokopilerinin ibraz edilmesi karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30.03.1992 tarih ve 80/98, 19.04.2005 tarih ve 221-38 sayılı kararlarında ayrıntılı biçimde açıklandığı üzere, belgede sahtecilik suçlarında önceden verilen rıza üzerine borçlu yerine onun imzasının atılmasında zarar verme bilinç ve iradesi ile hareket edilmediğinden suç kastından söz edilemeyeceği cihetle; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, daha önce bu şekilde imzalanıp ödenen çek veya senet olup olmadığının araştırılarak başka çek ya da senetlerin de verildiğinin tespit edilmesi halinde, bunlarla ilgili olarak yapılan yargılamalar ya da icra takiplerinde imzaya itiraz edilip edilmediği belirlendikten, müştekinin bu doğrultuda beyanı alındıktan ve belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdir ve tayini mahkemeye ait olduğundan, suça konu çek asılları incelenmek sureti ile özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, unsurlarının tam olup olmadığı, aldatma niteliğinin bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve belge aslının denetime olanak verecek şekilde dosya içerisine konulmasından sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
2- Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.12.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.