YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/16496
KARAR NO : 2021/8384
KARAR TARİHİ : 13.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura kullanma
Dairemizin 2017/15910 Esas sayılı dosyasında sanık …’ın kullandığı sahte faturaları düzenleyen … hakkında yapılan incelemede; …’in …’a verdiği faturaları gerçek mal ve hizmet satışı olmadan düzenlediğini beyan ettiği anlaşılmakla, CMK’nin 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendiren Mahkemenin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş ve TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafisinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Sahte fatura kullanma suçunda farklı beyanname dönemlerinde kullanılması halinde ise zincirleme sahte fatura kullanma suçunu, aynı beyanname döneminde kullanılması halinde ise tek bir sahte fatura kullanma suçunu oluşturduğu nazara alındığında; dosya kapsamında bulunan Vergi Suçu Raporu ve eklerine göre, sanığın sahte fatura düzenleyicisi mükelleflerden aldığı faturaları 2009 yılının gelir vergisi beyannamesinde kullandığı anlaşılmakla, 2009 takvim yılında tek bir sahte fatura kullanma suçu işlendiği gözetilmeden, sanık hakkında TCK’nin 43. maddesi uygulanarak fazla ceza tayini,
Yasaya aykırı, sanık müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından TCK’nin 43. ve 62. maddelerinin uygulanmasına ilişkin kısımlar çıkartılarak, “sanığın 213 sayılı VUK’nun 359/b maddesi gereğince 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına” cümlesinden sonra gelmek üzere “TCK’nin 62. maddesi gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.