Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2017/16899 E. 2020/4405 K. 14.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/16899
KARAR NO : 2020/4405
KARAR TARİHİ : 14.09.2020

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, Nitelikli dolandırıcılık, Tefecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet, Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, Beraat

1-Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik temyiz talebinin ve resmi belgede sahtecilik suçu yönünden verilen beraat hükmüne karşı yalnız vekalet ücreti yönünden temyiz talebinin incelenmesi;
Hükmün sanık müdafinin yüzüne karşı okunduğu, 27.02.2015 tarihinde Ağır Ceza Mahkemesine hitaben yazdığı itiraz talebini içerir süre tutum dilekçesinin yalnızca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı itiraza yönelik olduğu değerlendirildiğinde, sanık müdafinin kararı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süresinden sonra 30.03.2015 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakla, süresinde yapılmayan vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken aynı Yasanın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık ve tefecilik suçları yönünden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı sanık müdafinin temyiz talebinin incelenmesi,
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların 5560 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 231/12. maddesi uyarınca temyizi mümkün olmayıp itiraz yoluna tabi olduğundan; sanık müdafinin temyiz talebinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile merciinde incelenmek üzere dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
3-Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçu yönünden verilen mahkumiyet kararına karşı sanık müdafilerinin temyiz taleplerinin incelenmesi;
5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışılarak değerlendirildiği, fiilin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı, incelenen dosyaya göre kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış, sanık müdafilerinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün ONANMASINA, 14.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.